İçeriğe geç
2. Bölüm

Dua Ufku

O’nun Muradı

اَللّٰهُمَّ وَفِّقْنَا إِلَى مَا تُحِبُّ وَتَرْضٰى“Allahım bizi kendi istediğimiz değil, Senin hakkımızda razıolacağın, rıza ve hoşnutluğunu kazandıracak işlere muvaffak eyle.” duası çok sevdiğim bir duadır. إِلَى مَا تُحِبُّ وَتَرْضٰى deyip O’nun rıza ve hoşnutluğunu, kendi nefislerimizin değil de O’nun muradını talep etme, kendimize rağmen yapılmış bir duadır.

O esnada isteyeceğimiz başka şeyler de olabilir. Fakat mü’mine yaraşan onun muradı ardına düşmektir. Meselâ, insanlar her bucakta kâbus içinde kâbus yaşıyorken, inananlar dört bir taraftan kuşatılmış, kolu kanadı kırılıp felç edilmiş vaziyette, dört asırdan beri ızdırap yudumluyorken birdenbire her taraftaki mazlumun ahı dinse, her yanda sevinç nağmeleri duyulsa, dünya yaşanacak bir Cennet hâlini alsa ve bu işin vesilesi de bizim milletimiz görülse, herkes öyle olduğunu kabul etse ve biz de bunun farkında olsak… İşte o zaman bile “Yâ Rabbi! Sen bize isnat edilen, milletimize bağlanan bu işten hoşnut değilsen biz de hoşnut değiliz.” diyebiliyor ve içimizden de hakikaten o şeye karşı tiksinti duyuyorsak onun rızasını arıyoruz demektir.

Evet, O’nun hoşnutluğu her şeyden önemlidir. Bundan dolayı إِلَى مَا تُحِبُّ وَتَرْضٰى sözü bizim daimi virdimiz olmalıdır.

Yeniden “Dua Zamanı”

“Dertlerine derman arayanlar dermanı O’ndan bekler ve her zaman gönül gözleriyle günebakan çiçekler gibi O’na bakar ve O’nunla muamele içinde bulunurlar.”

Âciz, fakir, muhtaç ve kendine yetmediğinin şuurunda olan kulun, tazarru, tezellül ve alçak gönüllülük içinde, “Rahmeti Sonsuz”a yönelip, hâlini O’na arz ederek istediklerini O’ndan istemesinin ayrı bir unvanı sayılan dua, kulun Rabb’ine karşı iman, güven, itimat ve tevhid telâkkisinin bir gereğidir.

20