İkincisi ise, bir cemaate mensup olmanın verdiği bir başka türlü enaniyet. Çok açık ve net bir ifade ile “Kahramanlar yaratan bir ırkın ahfadıyız”a bedel, “Dünyanın dört bir yanında eğitim öğretim faaliyetleri ile ülkemizin adını bayraklaştıran, saadet asrı hariç İslâm ve belki de insanlık tarihi boyunca eşi menendi görülmemiş bir hızla faaliyet alanını genişleten, insanlığın geleceği adına asırlardır ihmal edilen ahlâkî temelleri atan bir hareketin gönüllü fertleriyiz.” şeklinde bir yaklaşım. Hâlbuki bizleri bu yola hidayet eden de, o yolları lütuf ve ihsan eden de sadece Cenâb-ı Hak. M. Âkif’in deyişi ile, bugün biz neye malik isek hepsi O’nun vergisi ve biz sadece O’na medyûnuz. Üstad Hazretleri ne güzel söyler: “Bilmeyerek bu yolda istihdam ediliyoruz.”14 Kendisini sorguladığı bir başka yerde; “Hem deme ki ‘Ben mazharım. Güzele mazhar ise güzelleşir.’ Zira, temessül etmediğinden, mazhar değil, memer olursun. Hem deme ki, ‘Halk içinde ben intihap edildim. Bu meyveler benimle gösteriliyor. Demek bir meziyetim var.’ ”15 Aynı hakikati diğer bir misal içinde şöyle anlatır: “Hem nasıl ki yeryüzünde bulunan parlak şeylerin, güneşin akisleriyle parlamaları ve denizlerin yüzlerinde kabarcıkların, ziyanın lem’alarıyla parlayıp sönmeleri, arkalarından gelen kabarcıklar yine hayalî güneşçiklere aynalık etmeleri bilbedâhe gösteriyor ki, o lem’alar, yüksek bir tek güneşin cilve-i in’ikâsıdırlar.”16 Yani senin güneşle irtibatın budur. Güneşe müteveccih olman ondandır diyor. Yirmi Altıncı Söz’de de “Sen, ey riyakâr nefsim! ‘Dine hizmet ettim’ diye gururlanma, إِنَّ اللّٰهَ لَيُؤَيِّدُ هٰذَا الدِّينَ بِالرَّجُلِ الْفَاجِرِ sırrınca, müzekkâ olmadığın için, belki sen kendini o racül-i fâcir bilmelisin. Hizmetini, ubûdiyetini, geçen nimetlerin şükrü ve vazife-i fıtrat ve farîze-i hilkat ve netice-i sanat bil, ucb ve riyadan kurtul.”17 diyor.
Dipnotlar
- 14 Bediüzzaman, Mektubat s.418 (Yirmi Sekizinci Mektup, Yedinci Risale Olan Yedinci Mesele).
- 15 Bediüzzaman, Sözler s.244 (On Sekizinci Söz, Birinci Makam, Birinci Nokta).
- 16 Bediüzzaman, Sözler s.115 (Onuncu Söz, Zeylin İkinci Parçası, Otuzuncu Lem’a, Beşinci Nükte, Dördüncü Remiz).
- 17 Bediüzzaman, Sözler s.515 (Yirmi Altıncı Söz, Hatime).