İçeriğe geç

kurbiyeti, günahlardan arınmış tertemiz bir hayatı, –her ne sebeple olursa olsun– insanları kırmamaya gösterdiği özeni, dünyevî düşüncelerden sıyrılıp tamamen uhrevîleşmeyi... hâsılı, kazandığı her şeyi hayatının geri kalanına da taşımalıdır. Memleketine döndükten sonra eski hayatını yaşamaya devam eden bir insanın hayatında haccın fazla da bir etkisi olmamış demektir.

Bu mânâda, Pakistan’ın milli şairi merhum Muhammed İkbal’e izafe edilen bir söz çok manidardır. Hacdan dönen bir grup Müslüman kendisini ziyarete gelirler. Yanlarında getirdikleri hurma, tesbih, takke gibi şeyleri hediye olarak takdim ettiklerinde İkbal onlara şöyle der: “Hediyeleriniz için teşekkür ederim. Hepsi güzel hediyeler. Ama keşke hacdan Hazreti Ebû Bekir’in sadakatini, Hazreti Ömer’in adaletini, Hazreti Osman’ın hayâsını, Hazreti Ali’nin ilmini de getirseydiniz. Onlarla yeni bir Pakistan inşa edilirdi.”

112