İçeriğe geç

Hâsılı, erkek olsun kadın olsun, şartlarını taşıyan her Müslümanın ömründe bir defa hacca gitmesi farzdır. Hac farizasının, imkân elde edilince, geciktirilmeden yerine getirilmesi gerekir. Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), mü’minlerin, üzerlerine farz olur olmaz, vakit kaybetmeksizin hacca gitmelerini emir ve tavsiye buyurmuştur:

ُ مَنْ أَرَادَ الْحَجَّ فَلْيَتَعَجَّلْ فَإِنَّهُ قَدْ يَمْ رَضُ الْمَرِيضُ وَ تَضِ لُّ الضَّ الَّة

وَ تَعْرِضُ الْحَاجَةُ“Bir kişi hacca niyetlendiğinde bunu geciktirmesin, bir an evvel vazifesini yerine getirsin. Zira muhtemeldir ki hasta olur veya biniti kaybolur ya da başka bir durum ortaya çıkar (da gidemez).”13

Fukaha arasında ihtilaf konusu olmuş, haccın farziyetinin “fevr” mi yoksa “terâhî” üzere mi olduğu konusunu fıkıh kitaplarına havale ederek geçmek istiyorum.14

13İbn Mâce, menâsik 1; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned, 1/214, 323, 355.14Bir ibadetin farziyetinin “fevr” üzere olması; o fiili yapmak kişiye farz olduğunda, onu geciktirmeden hemen yapmasının gerekli olması demektir. Şöyle ki; eğer ilk vaktinde yapmaz da geciktirirse kazaya bırakmış, dolayısıyla günaha girmiş olur. “Terâhî” ise fevrin zıddıdır. Yani bir amelin farziyetinin vaktinin geniş olmasıdır. Dolayısıyla ibadetini ne zaman yerine getirirse getirsin eda olur, kaza olmaz. Konumuza uyarlayacak olursak: Haccın farziyetinin fevr üzere olduğu görüşünde olan ulemaya göre; kişi imkân bulur bulmaz hac ibadetini ifa etmek kendisine farz olur ve onu, fırsatını bulduğu ilk anda, ilk sene yapması gerekir. Eğer imkân bulduğu ilk sene yapmaz da geciktirirse, daha sonra yaptığında bu “eda” değil, kaza olur. Terâhî üzeredir diyen ulemaya göre ise; kişi hacca gitmeye imkân bulur bulmaz kendisine hac farz olur; imkân bulduğu ilk sene yapması tavsiye edilse de (zira daha sonra ne olacağı belli olmaz; ölüm gelip çatabilir ya da herhangi bir sebeple imkânları elinden çıkabilir) haccını daha sonra yaptığı takdirde de yine eda olur, kaza olmaz.

36