Ey insanlar! Sözlerimi iyi dinleyin! Çünkü bu yıldan sonra bir daha sizinle burada buluşabileceğime ihtimal vermiyorum! Dikkat ediniz! Belki bu yılımdan sonra beni bir daha göremeyeceksiniz!
Benim şu sözlerimi duyup da muhafaza edenlere Allah merhametiyle muamelede bulunsun; zira bu beyanların götürüleceği insanların bir kısmı, o sözleri, kendisine bunları taşıyanlardan daha iyi anlayacaktır! Benden görmüş, benden işitmiş ve benden sormuş olduğu şeylerde, bana isnat ederek yalan uyduran kimse Cehennem’deki yerine hazırlansın!
Rabbinize kulluk edin; beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, haccınıza gidin, gönlünüzden koparak zekâtınızı verin ki Rabbinizin Cenneti’ne giresiniz!
Bir ara Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) ile ashap arasında şöyle bir konuşma cereyan eder: “Ey insanlar! Bugün hangi gündür?” “Allah ve Resûlü daha iyi bilir!” “Peki, bu ay hangi aydır?” “Allah ve Resûlü daha iyi bilir!” “Bu beldeniz hangi beldedir?” “Allah ve Resûlü daha iyi bilir!” “Bu gününüz, nasıl haram ve dokunulmaz bir gün; bu ayınız nasıl haram ve dokunulmaz bir ay ve bu beldeniz de nasıl haram ve dokunulmaz bir belde ise Yüce Rabbinize kavuşacağınız güne kadar kanlarınız ve mallarınız da birbirinize öylece haram ve dokunulmazdır!
Haberiniz olsun ki, Cennet’te Kevser havzının başında sizi bekleyeceğim! Ayrıca ben, başka ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla övüneceğim! Sakın, çok günah işleyip yüzümü kara çıkarmayınız!
Biliniz ki, –Allah’ın vereceği izinle– pek çoklarına şefaat edecek ve onları Kıyamet’in sıkıntılarından kurtaracağım! Ancak o gün, “Ya Rabbi! Bunlar da benim ümmetim!” diyerek kurtarmak istediğim hâlde birtakım kimseler için bu müyes-