İçeriğe geç

Onların bu hâli, İslâmî ahkâm ve fıkıh açısından da bir özellik arz etmektedir. Şöyle ki, Kur’ân-ı Kerim’de, mü’minlerin dışında mütecaviz kimseler hakkında da verilmiş hükümler vardır. Ama münafıklar hakkında şöyle böyle net bir hüküm verilmemektedir. Müslümanlarla harp durumunda olan mütecaviz kâfirler için, savaş ahkâmının gereği olarak: وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْ “Onları nerede bulursanız öldürün.” (Nisâ sûresi, 4/191) buyrulur. Hâlbuki Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) münafıkları öldürmekten ashâbını men etmiştir. Bu konuyla alâkalı şunlar söylenebilir:

1. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) münafıkları bildiği hâlde –bir hadisin de ifadesiyle– “Ashabını öldürüyor.”[5]dedirtmemek için onları öldürtmekten kaçınmıştır.

2. Münafıkların daha önceden de Müslümanlarla sıkı bir münasebetleri olduğundan Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) “te’lîf-i kulûb”de bulunmuş, ganimetten istifade edebilecekleri yerde istifadelerini sağlayarak Müslümanlığa ısınmalarını hedeflemiştir.

414