Burada zikredilebilecek bir başka husus da şudur: Cenab-ı Hak cebrî olarak duygularını almak suretiyle onları bütün bütün mahrum bırakmamıştır. Bu anlayışa göre şöyle bir tasvir söz konusudur: Çölde şaşkına dönmüş bir kitle, başları üzerindeki şimşek ve yıldırım onları daha bir şaşkına çevirmekte, gözlerine kulaklarına girerek âdeta onlarla alay etmektedir. Öyle ki çölün bu vahşi durumundan kurtulamadıkları müddetçe de bu hâl hep böyle devam edecektir. Karanlıkta bir miktar kalkıp ayakları üzerine doğrulacaklar; meçhul bir istikamete doğru tereddüt içinde birkaç adım atacak ve gözlerinin önünde ışıkların sönmesiyle de oldukları yerde kalakalacaklardır. Burada, tıpkı tipide veya kum fırtınasında bunalmış bir toplumun hem umumi durumlarının hem de ruh hâllerinin tasviri yapılmaktadır.