Atların diğer ehil hayvanlardan ayrıldığı önemli nokta, onların et, süt ve yün gibi yönlerinden istifade edilmemesidir. Dolayısıyla atın kendisi ve nesli asıldır, nema yani artma zatında olduğu gibi istifade de kendisinden olur. Halbuki diğer hayvanların neması, eti, sütü ve yünü itibarıyla olur, yani bu hayvanların ürünleri, onların nemasıdır. Zaten bir malda zekâtın farz olmasının şartlarından birisi de nemadır; yani malın artma özelliğinin olmasıdır. Ayrıca bu tür hayvanlar güçlerinden istifade maksatlı kullanıldıklarından, diğer hayvanlarda olduğu gibi ihtiyaç fazlası olanlar elde tutulmamaktadır. Dolayısıyla bunların, aynı şahsın eli altında nisap miktarına ulaşmaları da çoğu zaman mümkün değildir. İşte bütün bu sebepler, bazı fakihlerin, at, katır ve eşek gibi hayvanlardan zekât gerekmeyeceği şeklindeki görüşlerinin temelini oluşturmaktadır. Ne var ki, az önce de ifade ettiğimiz üzere ticaret maksadıyla elde bulunduruldukları ve nisap miktarına ulaştıkları takdirde bunların da zekâta tâbi olacaklarında ve kendilerinden kırkta bir oranında zekât alınacağında şüphe yoktur.
5. Diğer Hayvanlar
Yukarıda zekât ve nisap miktarları bizzat naslarla belirlenen hayvanların zekâtı hakkında bilgi vermeye çalıştık. Fakat günümüzde farklı maksatlarla yetiştirilen ve besiciliği yapılan daha birçok hayvan bulunmaktadır. Özellikle teknolojinin ve sanayinin gelişmesi yeni yeni sektörlerin oluşmasını sağlamış ve bu sektörlere kaynaklık yapan değişik hayvanların besimi yapılır hâle gelmiştir. Mesela günümüzde modern besihanelerde ve tavuk çiftliklerinde çok sayıda tavuk yetiştirilmekte, başta alabalık olmak üzere farklı cins balıkların yetiştirilmesi adına özel üretim tesisleri kurulmakta, aynı şekilde arıcılık ve ipek böceği yetiştiriciliği de yaygın bir hâl almaktadır.