Hazreti Ebû Bekir (radıyallâhu anh), Hazreti Enes’i (radıyallâhu anh) Bahreyn’e gönderdiği zaman, ona aşağıdaki talimatı yazılı olarak vermiş ve altını da Resûlullah’ın (sallallâhu aleyhi ve sellem) mührü ile mühürlemişti. Mühre nakşedilen yazı, üç satır hâlinde idi. Birinci satırda Muhammed, ikinci satırda Resûl, üçüncü satırda da Allah yazılı idi. Bu mektupta şunlar yazılı idi:
“Bismillâhirrahmânirrahîm. Bu, Allah’ın da Resûlüne emretmiş olduğu, Resûlullah’ın (sallallâhu aleyhi ve sellem) da Müslümanlara farz kıldığı zekât hükümleridir. Müslümanlardan her kimden bu, usûlünce talep edilirse, derhal versin. Kimden de belirtilenden fazlası istenirse vermesin.
24 ve daha aşağı miktardaki deve için vacip olan zekât, her beş devede bir koyundur. Develerin sayısı 25’e ulaşınca 35’e kadar iki yaşına basan dişi bir deve; eğer bu yoksa ikisine basan erkek bir deve; 36’ya ulaşınca 45’e kadar üç yaşına basan dişi bir deve; 46’ya ulaşınca 60’a kadar dört yaşına basan dişi bir deve; 61’e ulaşınca 75’e kadar beş yaşına basan bir deve; 71’e ulaşınca 90’a kadar üç yaşına basan iki dişi deve; 91’e ulaşınca 120’ye kadar dördüne basan iki kişi deve; 120’yi aşınca her kırk için üç yaşına basan bir dişi deve; (Bundan sonra) her 50 devede dördüne basan bir deve zekât olarak verilmesi gerekir. 4 devesi olana zekât düşmez, sahibi nafile olarak verirse o başka. 5 devesi olana bir koyun düşer.”