İçeriğe geç

Sahabeden Semure İbn Cündeb de (radıyallâhu anh), Allah Resûlü’nün, ticaret için hazırlanan mallardan zekât vermeyi emrettiğini nakletmektedir.311

Ticarete konu olan alet, makina, yiyecek, giyecek, hayvan, mücevherat, arsa, ev, arazi… her çeşit emtia, ticaret malı kategorisindedir ve zekâta tâbidir. Yalnız bir malın, ticaret malı sayılabilmesi için niyet yani kâr sağlama maksadıyla elde bulundurulması gereklidir. Bu sebeple bir kişiye miras, hibe, vasiyet yolu ile bir mal intikal etse, o da bu malla ticaret yapmaya niyet etse o mal, İmam Ebû Yusuf’a göre mücerret niyetle ticaret malı olmakta ve zekât hesaplamasına dâhil edilmesi gerekmektedir. Fakat fukahadan bazıları böyle bir malın ticaret malı sayılması için mücerret niyeti yeterli görmemiş ve fiilen satışa arz edilmesi gerektiğini söylemiştir.

Ticaret mallarının nisap miktarına gelince bu, 85 gram altın karşılığı olarak tespit edilmektedir. Zekâtı verilecek bu malların kıymeti, sene sonunda piyasa fiyatlarına göre değerlendirilir.

Ticaret malları, bir sene içinde kendi cinsleri veya başka cins bir mal ile değiştirilirse, “havelân-ı havl” (üzerinden bir sene geçmesi) şartında saydığımız sene tekrar başlamaz, devam ettiğine hükmedilir. Mesela bir tüccarın sene başında inşaat demiri varken, bunları satıp halı alsa, sonra onu da satıp tuğla alıp-satmaya başlasa, sene sonunda elindeki mal nisap miktarına ulaşan kıymette ise, zekâtını vermekle mükelleftir.

Ticaret için beslenen hayvanlar, ticaret malı hükmündedir ve % 2,5 nispetinde zekâta tâbidir.

Ticaret mallarının zekâtı, malın bizzat kendisinden % 2,5 oranında verilebileceği gibi, değeri hesaplanıp, toplam değeri üzerinden % 2,5 oranında para olarak da veya başka bir mal ile de verilebilir.

216