İçeriğe geç

“Koyunlar 40’a ulaşınca, 120 koyuna kadar zekât olarak 1 koyun alınır. 121’e ulaşınca, 200 koyuna kadar bunun zekâtı 2 koyundur. 201’e ulaşınca 300 koyuna kadar zekâtı 3 koyundur. 300’ü aştı mı her 100 koyuna bir koyun zekât düşer. Yüzden aşağıda kalan küsûrata zekât düşmez. Zekât korkusuyla birleşik olanlar ayrılmaz, ayrı olanlar da birleştirilmez.”285

Hazreti Enes (radıyallâhu anh) Bahreyn’e vali olarak giderken Hazreti Ebû Bekir’in (radıyallâhu anh) yazılı olarak kendisine verdiği ve altında Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) mührü bulunan kitapçıkta koyunların zekâtıyla ilgili şu talimatı görmekteyiz:

“Koyunun zekâtı sâime olanlardan alınır. (Sâime, kırda otlatılan hayvana denilmektedir.) Sâime koyun 40’a ulaştığında 120’ye kadar bir koyun; 120’yi geçtiğinde 200’e kadar iki koyun; 200’ü geçtiğinde 300’e kadar üç koyun; üç yüzü geçtiğinde, 400’e kadar ziyadede bir şey alınmaz, ondan sonra her yüzde bir koyun alınır. Bir insanın koyunları 40’dan bir eksik olsa ona zekât düşmez; sahibi (nafile olarak) kendiliğinden verirse o başka.”286

Koyunların zekâtını fukaha şu şekilde özetlemiştir:

40-120 arası, 1 koyun

121-200 arası, 2 koyun

201-399 arası, 3 koyun

400-499 arası, 4 koyun

Bundan sonraki her 100 koyuna bir koyun ilave edilerek koyunun zekâtı hesaplanır.

4. At ve Benzerleri

Farklı gayeler için kullanılan atlar kullanış gayesine göre de zekâta konu olmaktadır. Savaş aleti olarak kullanıldığı dönemlerde atlardan zekât alınmamıştır. Zira savaş malzemesi o devirlerde aslî ihtiyaç kabul edildiğinden zekâta tâbi değildir. Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) bu noktada,

لَيْسَ عَلَى الْمُسْلِمِ فِي عَبْدِهِ وَلَا فَرَسِهِ صَدَقَةٌ

“Müslümanın atı ve kölesinden zekât gerekmez.”287 buyurmaktadır.

197