İçeriğe geç

Gerek tasarruf gerekse zinet maksadıyla olsun, elinde nisap miktarı altın ve gümüş bulunan kimsenin bunlardan zekât vermesi gerektiğini yine âyet ve hadislerden öğrenmekteyiz. Mesela Kur’ân-ı Kerim’de zekâtını vermeyen altın ve gümüş sahiplerinin maruz kalacakları uhrevî ceza şu ifadelerle anlatılmıştır:

“Altın ve gümüşü yığıp da onları Allah yolunda harcamayanlar yok mu, işte onlara elem verici bir azabı müjdele! (Bu paralar) Cehennem ateşinde kızdırılıp bunlarla onların alınları, yanları ve sırtları dağlanacağı gün (onlara denilir ki), ‘İşte bu, kendiniz için biriktirdiğiniz servettir. Artık yığmakta olduğunuz şeyleri (n azabını) tadın!’”295

Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) de aynı şekilde altın ve gümüşe sahip olduğu hâlde bunların zekâtını vermeyen kimselerin akıbetini şu sözleriyle anlatmıştır:

“Altın ve gümüşün üzerindeki hakkını vermeyen kimselerin altınları, gümüşleri, kıyamet gününde ateşten levhalar hâline getirilecek, Cehennem ateşinde kızdırılarak, onlarla sahibinin yanları, alnı ve sırtı dağlanacak. Bu levhalar soğudukça, süresi elli bin sene olan bir günde, kullar arasında verilecek hüküm bitinceye kadar, sahibine azap için tekrar tekrar kızdırılarak aynı işlem yapılacaktır. Sonra da o kimseye, ya Cennet’e veya Cehennem’e doğru giden yol gösterilecektir.”296

203