Şüphe yok ki, sermayenin hiçbir şey ifade etmediğini ve bir hükmünün olmadığını iddia etmek bir ifrattır. İddia edilenler ile gerçekte yaşananlar arasında ciddi çelişkilerin olduğu âşikârdır. Aksi hâlde sermaye düşmanlığı yapan kimselerin, aynı zamanda ev ve apartman sahibi olabilmek için çabalayıp durmaları, araba için yatırım yapmaları ve başkalarına ait mallara sahip olma hayalleri kurmalarını anlamak mümkün değildir. Şayet esas mesele servetin el değiştirmesi ise, o zaman servet düşmanlığı yapmanın anlamı nedir? Görünen o ki, problem detaylarıyla ele alınıp ciddi bir tahlile tâbi tutulmadan öne sürülmekte ve toplum fertleri birbirine düşürülmek istenmektedir.
Bu yanlış düşüncenin karşısında, onu körükleyici bir rol üstlenen başka bir aşırı görüş daha vardır ki, o da servet ve sermayeyi her şey zannetmektedir Hâlbuki parayı her şey görmek de yanlıştır. Zira tek başına paranın yapabileceği şeyler çok sınırlıdır. Tarihte elinde çuvallar dolusu para olduğu hâlde açlıktan kıvrım kıvrım kıvranan nice topluluklar olmuştur. Karşılığı olmayan paranın, karın doyurması veya insana herhangi bir menfaat sağlaması mümkün değildir. Belli bir dönemde yaşadığımız kıtlık yılları, bunun açık misalidir. O gün, birçok insanın evinde ciddi miktarda para vardı ama yine de ağızlarına koyacak yiyecek bulmakta zorlanıyorlardı.