İçeriğe geç

Bir dördüncüsü de insanı hiçbir zaman aldatmayan, onun vicdanıdır. Evet, vicdan bir ibredir ve devamlı Allah’ı gösterir. Kâinattaki nizam bize Nâzım’ı; hayat, hayat sahibi olan Allah’ı; varlık, vücudu olan Allah’ı; her şeyin görülüp bilinerek yapılması ise bize, Semî ve Basîr bir Zât-ı Ecell-i A’lâ’yı anlatmaktadır. Öyleyse bizler, bu delille uğraşırken aynı zamanda Cenâb-ı Hakk’ın zâtının gereği bir kısım sıfatları da istinbat etmiş oluruz. Meselâ, Allah’ın varlığı, O’nun vücud sıfatına, işaret eder. Allah’ın varlığının evveli olmaması, O’nun kıdem sıfatını gösterdiği gibi, her şey sona erdikten sonra O’nun devamı da O’nun bekâ sıfatının göstergesidir. “Her şey fenâ olup gidecektir ama, fenâ ve zeval şaibesinden münezzeh Allah (celle celâluhu) bâkî kalacaktır.”21 O (celle celâluhu), mahlukatta hiçbir şeye benzememektedir. “O’nun benzeri gibi bir şey bulamazsınız.”22 Evet, O’nun gibi bir şey yoktur. O’nun zıddı da niddi de yoktur ki, bunlar da, “muhalefetün li’l-havadis” sıfatının tarifleridir.

Bazen bu sıfatlara, kâinat kitabını mütalâa ile ulaşırız. Şöyle ki, Allah Alîm’dir, her şeyi bilmektedir. Çünkü bu kâinat ilimsiz, programsız, düzensiz olacak gibi görünmüyor. Semî’dir, her şeyi duyar. Dua ederiz, icabet eder. Basîr’dir, mahiyetlerimize bakar, çeşitli hâllerimize göre ihtiyacımız olan lütuflarda bulunur. En küçük bir şey bile O’nun görmesinden gizlenemez. Hâdiselerin akışına bakıldığı zaman bunlar, kör ve sağır tabiata verilemez.

151