“Allah, bir lokma ekmek, bir avuç hurma ve yoksulun faydalanacağı buna benzer basit bir şey vesilesiyle üç kişiyi Cennet’ine koyar: Sadakanın verilmesini emreden ev reisini, verilecek şeyi hazırlayan evin hanımını ve sadakayı yoksulun eline veren hizmetçiyi.”81
Fıtır sadakası verilmesi emri, hicretin ikinci yılında Ramazan orucunun farz kılınmasıyla birlikte gelmiştir. Efendimiz bir hadislerinde hür, köle, erkek, kadın her Müslüman adına fıtır sadakası verilmesi gerektiğini bildirmiştir.82 Bu hadise dayanarak Şafiî, Malikî ve Hanbelî âlimleri fıtır sadakasının farz olduğunu söylemişlerdir. Hanefi mezhebine göre ise vaciptir.
Fıtır sadakasının hikmetleriyle alâkalı olarak İbn Abbâs (radıyallâhu anhümâ) şöyle der:
“Allah Resûlü, fıtır sadakasını, oruç tutanı anlamsız ve çirkin davranışlardan temizlesin, fakirlere de yiyecek bir lokma olsun diye emretmiştir.”83
İbn Abbâs hazretlerinin bu değerlendirmesine göre fıtır sadakası, âdeta namazdaki sehiv secdesi gibidir; Ramazan ayı boyunca bilhassa oruç tutarken yapılan hata ve kusurların bağışlanmasına vesiledir.
Fıtır sadakası aynı zamanda sosyal dayanışmayı da temin eder. Muhtaç durumda olanlara, en azından bayram günlerinde ihtiyaçlarını karşılamaları ve bayramın neşesini çocuklarına da hissettirmelerini sağlaması açısından önemlidir.
F. Fidye
Fidye, sürekli bulunan bir hastalık, yaşlılık, hamilelik veya çocuk emzirme gibi herhangi bir özürden dolayı oruç tutamayan kimselerin, tutmaları gereken her bir gün oruç için bir fakiri iki öğün doyuracak kadar yaptıkları yardımın ismidir.
Fidye, bizzat Kur’ân âyetiyle sabitttir. Allah teâlâ şöyle buyurur: