İçeriğe geç

Demek bu türlü ibadetlerde insanın niyeti, hulûsu, yakîn mülâhazası çok önemli ki bunların derinliğine göre Allah (celle celâluhu) bazen bire on, bazen yüz, bazen de milyon veriyor, veriyor ve insanın ömrünü çok çok aşkın sevap kazanmasına vesile oluyor.

Bunu küçük bir misalle anlatmak gerekirse, diyelim ki Ramazan-ı Şerif’te Kadir gecesini yakaladınız ve onu ibadet ü taatle ihya ettiniz. Bu, bin ay hesabına göre yaklaşık seksen yıl yapar. Buna göre bir gecede sanki seksen yıl yaşamış ve seksen yılın tamamını ibadetle geçirmiş gibi sevap kazanırsınız. Bu, insanın, kısacık ömrüne sığdıramayacağı kadar büyük bir mazhariyettir.

Ayrıca bu, öyle bir bin ay ve seksen senedir ki içinde ne riya ne de süm’a vardır. Zira, gecenin bir ânında ve kimsenin olmadığı bir ortamda yaptığınız ibadet ü taati riya, süm’a fırtınaları alıp götürmez. Onun içinde başka günahlar da yoktur; mesela harama bakmamış, yalan söylememiş, din-i mübin-i İslâm’ın esaslarına aykırı hareket etmemişsinizdir.

İşte Ramazan, böylesine önemli hayırlar doğuran bir aydır. Kanaatimce, hususiyle iman ve Kur’ân’a hizmet eden insanların Ramazan’ı da başka zamanları da ayrı bir önem arz eder. Zira bunlar, ömürlerini hizmete adadıklarından, belki hayatlarının bütün dakika ve saniyeleri Ramazan gibi bereketlenecektir. Bu açıdan da eğer bir Ramazan ayı ihlâslı bir insana seksen senelik ömür kazandırıyorsa, herhâlde onlarınkini hesap etmek mümkün olmayacaktır.

8. İftar Sofralarını Başkalarına da Açma

65