Abdullah İbn Ömer’den (radıyallâhu anhümâ) rivayet edildiğine göre bir grup sahabi, rüyalarında Kadir gecesinin Ramazan’ın son yedi gecesinde olduğunu görmüşlerdi. Bunun üzerine Resûlullah Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kadir gecesi ile ilgili rüyalarınızın, Ramazan’ın son yedi gecesi üzerinde toplandığını görüyorum. O hâlde Kadir gecesini arayan onu Ramazan’ın son yedi gecesinde arasın!”74 Başka bir rivayette ise onu bilhassa Ramazan’ın 27. gecesinde aramamız tavsiye edilmiştir.75
Fahr-i Kâinat Efendimiz, Kadir gecesinin vaktini biliyordu. Fakat bir gün, “Kadir gecesinin hangi gün olduğu bana bildirilmişti. Söylemek üzere dışarıya çıktım, baktım ki iki insan birbiri ile münakaşa ediyor. Onlarla meşgul olurken Kadir gecesi bana unutturuldu.”76 buyurmuştu; buyurmuş ve bu sözüyle mü’minler arasındaki en ufak bir ihtilaf ve kavganın kendisini nasıl derinden yaraladığına ve bunun nelere sebebiyet verdiğine işaret etmişti.
“Her geceyi kadir, her kişiyi Hızır bil.” vecizesi de pek manidar bir sözdür. Evet, Kadir gecesi, geceler içerisinde gizli olduğu gibi, Hızır (aleyhisselâm) da insanlar arasında gizlidir. Siz, herkese saygılı olur, her muhtaca yardım eder, herkesin elinden tutar, bütün insanlara sinenizi açarsanız, bir gün ehl-i imandan bir Hızır’a rastlarsınız ve sizin de gönül bahçeniz yeşerir. İşte Cenâb-ı Hak, sürekli dikkatli davranmamız ve metafizik gerilimde bulunmamız için bu ikisini gizleyerek bizleri uyanık ve dikkatli olmaya tevcih etmiştir.