İçeriğe geç

Ramazan ayı Allah katında ayların en şereflisidir. Bu sebeple on bir ayın sultanı olarak anıla gelmiştir. Onun, senenin geri kalan aylarına karşı bariz bir üstünlüğü vardır. Diğer ayları da Allah yaratmıştır ancak Ramazan’a ayrı bir fazilet ihsan etmiştir. Onun başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da Cehennem’den âzâd olmaktır. Kıyamete kadar tüm insanlığa rehberlik yapacak olan Cenâb-ı Hakk’ın yüce kelâmı Kur’ân-ı Kerim bu ayda dünya semasına indirilmiştir. Bu sebeple Ramazan ayı aynı zamanda Kur’ân ayıdır. Mü’minler bu ayda sürekli Kur’ân ile meşgul olur, onu defalarca hatmetmek, ezberlemek ve mânâlarını iyice öğrenmek için gayret gösterirler. Yine Cenâb-ı Hakk’ın bizzat Kur’ân’da geçen ifadesiyle, “bin aydan daha hayırlı”21 olduğunu söylediği Kadir gecesi bu ayda yer alır. Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) bu ayın faziletini anlattığı şu hadis-i şerifi aslında meseleyi çok güzel özetlemektedir:

لَوْ يَعْلَمُ الْعِبَادُ مَا فِي شَهْرِ رَمَضَانَ لَتَمَنَّى الْعِبَادُ أَنْ يَكُونَ شَهْرُ رَمَضَانَ سَنَةً

“Eğer kullar, Ramazan ayının faziletlerini bilselerdi bütün senenin Ramazan olmasını temenni ederlerdi.”22

Ramazan’da yapılan ameller diğer aylarda yapılanlara göre Allah katında daha değerlidir ve daha çok sevaba ve hayra ulaşmaya vesiledir. Bu sebeple Ramazan’ın bir ânını bile boşa geçirmemek için ölesiye bir gayret sarf edilmelidir. Her mü’min diğer aylarda kıldığı beş vakit namaza bir beş vakit daha eklemeye, her gün okuduğu bir cüz Kur’ân’a belki birkaç cüz daha ilave etmeye, bol bol sadaka dağıtıp sıla-i rahimde bulunmaya, tabiri caizse her türlü hayır yolunda daha fazla koşturmaya çalışmalıdır. Abdullah İbn Abbâs’tan (radıyallâhu anhumâ) rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

39