İçeriğe geç

Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), Kadir gecesini Ramazan’ın son on gününde aramamızı tavsiye etmiştir.54 Sair zamanlarda gafletle kaçırma ihtimali bulunan böyle hayırlı bir gecenin, itikâfa giren kimseler tarafından değerlendirilmesi kuvvetle muhtemeldir. Ramazan’ın son on gününü itikâfta geçiren ve sürekli ibadet ü taatle meşgul olan bir insan, böylece bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesinin mükâfatını da elde etme imkânı bulmuş olacaktır.

Bir diğer taraftan itikâf, insanın dünya meşgalelerinden sıyrılıp kendiyle yüzleşmesini ve tefekkürde bulunarak hayatının bir muhasebesini yapmasını temin eder. Sair zamanlarda geçim derdi ve dünyaya ait sıkıntılar insanı meşgul ederken itikâf esnasında bir süreliğine de olsa bunlardan kurtulmak mümkün olur. On gün boyunca Cenâb-ı Allah’ın büyüklüğünü, nimetlerinin sonsuzluğunu, kendi günahlarının çokluğunu, şükrünün azlığını tefekkür eden ve hayatını baştan sona gözden geçiren bir insan, itikâfın bitmesiyle birlikte hayatında yeni bir sayfa açabilir. Bu açıdan da itikâf insana, başka zamanlarda kolay kolay elde edilemeyecek büyük bir fırsat sunar.

İtikâfa giren bir mü’min, bir bakıma sürekli bir sonraki namazı beklemektedir. Hadis-i şeriflerde beyan edildiği üzere bir namazı kıldıktan sonra bir sonraki namazı bekleyen insan abdestli olduğu sürece sürekli namazdaymış gibi sevap kazanır.55 İşte itikâf mahallini terk etmeyen ve sürekli abdestli bulunmaya dikkat eden bir mü’min, hadislerde bildirilen bu mükâfattan da istifade etme imkânını elde etmiş olacaktır.

58