Bilindiği gibi bazı mübarek ay, gün ve gecelere ait bir kısım faziletlerden bahsedilmiştir. Mesela, Kur’ân’ın ifadesiyle, Kadir gecesini ihya eden bir insan, bin ayı ihya etmiş gibi sevap alır.64 Yine Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) ifadesiyle vatanı korumak gayesiyle bir gün nöbet tutan biri, günlerce, aylarca ibadet yapmış gibi sevap kazanır;65 keza bir saat tefekkür eden insan, yıllarca ibadet etmiş gibi olur.66 Demek ki bu türlü dar bir zaman dilimi içinde veya hayatî önem taşıyan bir mekânda bir insanın yapacağı bazı hususi, cüz’î, zıllî şeyler; cüz’iyetten çıkıp külliyet kesbediyor, zılliyetten çıkıp asliyete inkılap ediyor ve Cenâb-ı Hakk’ın katında aslı eda edilmiş gibi kabul ediliyor.
Bir insan Ramazan-ı Şerif’in gecelerini namazla, gündüzlerini de oruçla geçirirse, yani gecesiyle gündüzüyle onu ihya ederse, Kadir gecesinde vaat edilen ilâhî lütuflar onun için bahis mezvuu olabilir. Dolayısıyla bütün sene hayırlara açık olur, hep hayır yollarında dolaşma sath-ı mailine girer. Bu da o insan için bir salih (doğurgan) dairenin teşekkül etmesi demektir. Böyle bir durumda yapılan her bir hayır, başka bir hayrı doğurur ve derken o insan için bir hayırlar dairesi teşekkül eder. Böyle potansiyel bir lütuf kapısı herkes için açıktır.
Ramazan’ı Tastamam İhya Etme
Ramazan-ı Şerif’i tastamam ihya eden bir insan için Efendimiz (sallâllahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
من صَامَ رَمَضَانَ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا غُفِرَ له ما تَقَدَّمَ من ذَنْبِهِ
“Kim sevabına inanarak ve ecrini Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa onun geçmiş günahları affedilir.”67