Kur’ân, ısrarla gece ibadeti üzerinde durmakta ve Efendimiz’e hitaben, يَا أَيُّهَا الْمُزَّمِّلُ قُمِ اللَّيْلَ إِلَّا قَلِيلًا نِصْفَهُ أَوِ انْقُصْ مِنْهُ قَلِيلًا أَوْ زِدْ عَلَيْهِ وَرَتِّلِ الْقُرْآنَ تَرْتِيلًا “Ey örtüsüne bürünen! Kalk ve bir kısmı hariç geceni ibadetle geçir. Gecenin yarısını ya da bundan daha az veya daha fazlasını. Kur’ân’ı tertil ile, tane tane, teemmülle oku.”257 buyurmaktadır. Bu âyetlerden hemen sonra da, إِنَّ نَاشِئَةَ اللَّيْلِ هِيَ أَشَدُّ وَطْئًا وَأَقْوَمُ قِيلًا إِنَّ لَكَ فِي النَّهَارِ سَبْحًا طَوِيلًا “Muhakkak gece ibadeti daha tesirlidir, daha düzgün bir Kur’ân tilâveti sağlar. Hâlbuki gündüz Seni meşgul edecek yığınla iş vardır.”258 diyerek âdeta Efendimiz’in Cenâb-ı Hakk’a müracaat zamanını tayin buyurmaktadır.
Başka bir âyet-i kerimede ise şöyle buyurmuştur:
وَمِنَ اللَّيْلِ فَتَهَجَّدْ بِهِ نَافِلَةً لَكَ عَسَى أَنْ يَبْعَثَكَ رَبُّكَ مَقَامًا مَحْمُودً
“Gecenin bir kısmında uyanarak, Sana mahsus bir nafile olmak üzere namaz kıl. (Böylece) Rabbinin, Seni, övgüye değer bir makama ulaştıracağını umabilirsin.”259