Evet biz, beş vakit namazı Efendimiz’in sünnetinde açıkça görürüz. Buhârî ve Müslim gibi sahih hadis kitapları, Efendimiz’in Miraç’tan döndüğünde, diğer ümmetlere farz kılınan elli vakte bedel, kendi ümmetine beş vaktin farz kılındığını bildirdiğini haber verir. Hadisi, Hz. Enes (radıyallâhu anh) şu şekilde rivayet etmektedir:
“Resûlullah’a (sallallâhu aleyhi ve sellem) miraca çıktığı gece elli vakit namaz farz kılındı. Sonra bu azaltılarak beş vakte indirildi. Sonra da şöyle hitap edildi: ‘Ey Muhammed! Artık, nezdimde (hüküm kesinleşmiştir), bu söz değiştirilmez. Bu beş vakit, (Rabbinin bir lütfu olarak on misliyle kabul edilecek ve) Sen ve ümmetin için elli vakit sayılacaktır.’”244
Yine sahih bir hadis-i şerifte Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), “Sizden birinizin kapısının önünden bir nehir aksa ve bu nehirde her gün beş kere yıkansa, acaba üzerinde hiç kir kalır mı, ne dersiniz?” diye sorar. Ashab ise, “Bu hâl, onun kirlerinden hiçbir şey bırakmaz!” şeklinde cevap verir. Bunun üzerine Efendimiz, “İşte bu, beş vakit namazın misalidir. Allah onlar sayesinde bütün hataları siler.”245 buyurur ve beş vakit namazı sarahaten ifade eder.