Zührî için, Emeviler’e müdâhenede bulunduğu suçlaması yapılır. Aslında müdâhene, o asrın insanlarının bilmediği bir şeydir. Hele Muhammed İbn Müslim’de asla müdâhene olamaz; o, Allah’a tam teslim olmuş biridir. Babası Müslim, Abdullah İbn Zübeyr’in yanında Emevilere karşı mücadele verdiğinden, Halife Abdülmelik, Zührî ile ilk karşılaştığında ona bunu hatırlatma lüzumu duymuştur.34 Filvâki, o, Emeviler’in sarayında bulunmuş; hatta Hişam’ın çocuklarını terbiye edip, yetiştirmiştir; ama, bu, bir hata değil, aksine, ilerde devletin başına geçecek insanları Sünnî yola, tarîk-ı müstakîme çekmek için önemli bir hamledir ve zannediyorum, İmam Zührî’nin en büyük hizmetlerinden biridir. Ayrıca o, kendinden sonrakilere ve bugünün insanlarına da yol göstermek istemiştir…
Emevi sarayında yer yer Hz. Ali’ye ta’n ve teşnîde bulunulduğu doğrudur. Kur’ân-ı Kerim’de, Hz. Âişe Validemiz’e iftira hâdisesiyle alâkalı inen: