İçeriğe geç

Said İbnü’l-Müseyyeb’den Atâ İbn Ebî Rebah gibi, Katâde gibi, Hz. Ali’nin küçük torunlarından Muhammed Bâkır gibi, Yahya İbn Saidi’l-Ensarî ve Zührî gibi büyük imamlar hadis rivayet etmişlerdir. İmam Şafiî Hazretleri, onun mürsellerini, yani sahabiyi anmadan yaptığı rivayetleri hüccet kabul ederdi; yani o âdeta sahabi yerine konurdu. Bu kadar emin, bu kadar güvenilir ve bu kadar sağlamdı Said İbnü’l-Müseyyeb.

İşte, Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) davranışları, mübarek sözleri ve takrirleri, Said İbnü’l-Müseyyeb gibi tertemiz kanallardan geçerek bize ulaştı; sünnetin tek bir meselesi adına başlarını veren bu emin insanların omuzlarında günümüze kadar gelen sünnet, inşâallah aynı şekilde kıyamete kadar da devam edecektir.

b. Alkame İbn Kays en-Nehaî

Basra’da Hasan Basri, Mekke’de Atâ İbn Ebî Rebah, Yemen’de Tavus b. Keysan, Medine’de Said İbnü’l-Müseyyeb ve Kûfe’de de ilk akla gelen isim Alkame İbn Kays en-Nehaî… Sahabeye hayrü’l-halef olmuş tâbiînin dev imamları bunlar!

Alkame, Hz. Ali’nin nur iklimine girebilmiş, İbn Mesud’la diz dize yaşamış ve başta Râşid Halifeler olmak üzere, yüzlerce sahabiden hadis rivayet etmiş bir imamdır. Muasırlarını aşan o muallâ kâmeti nisbetinde aynı zamanda mütevazidir de. Ebû Hanife’yi yetiştirecek o bereketli Kûfe mektebini kuran Alkame’dir. Kûfe’de yetişen bütün tâbiîn imamları.. ve başta da birçok sahabi görmüş Amr b. Şurahbil kendisinden rivayette bulunurdu. Arada bir yanındakilere de şöyle derdi: اِنْطَلِقُوا بِنَا إِلَى أَشْبَهِ النَّاسِ هَدْيًا وَسَمْتًا بِعَبْدِ اللّٰهِ بْنِ مَسْعُودٍ “Haydi, oturması-kalkması, duruşu ve davranışları ile insanların Abdullah İbn Mesud’a en çok benzeyeninin yanına gidelim.”22

510