İçeriğe geç

Urve, ‘fukahâ-i seb’a’ diye adlandırılan, zamanının yedi büyük fakîhinden biridir. Hz. Âişe Validemiz’in rivayet ettiği bütün hadisler, ilk önce onda konaklamış ve daha sonra kitaplara intikal etmiştir. Ayrıca, Hz. Ali, İbn Ömer, İbn Abbas ve Ebû Eyyub el-Ensarî gibi daha pek çok sahabiden de hadis rivayet etmiştir. Kendisinden de Katâde İbn Diâme, İbn Şihab ez-Zührî, Yahya İbn Saidi’l-Ensarî ve Zeyd b. Eslem gibi yüzlerce büyük imam hadis ahzetmişlerdir.

Urve, emsalleri gibi zühd ve takvada da son derece ileriydi ve kelimenin tam mânâsıyla bir rabbâniydi. Gün gelir, ayağı kangren olur; yaşlıdır.. hekimler kesilmesi gerektiğini söylerler. Allah’ın verdiği uzvu aldırıp aldırmama noktasında tereddüt eder.. ancak, kangren bir hayli ilerleyince çâr-nâçâr kesilmesine razı olur. Ayağını testereyle keserlerken, hiç ‘Of!’ demez ve dudaklarından, Hz. Musa’nın Hz. Hızır’a mülâki olduğu seferde söylediği sözler dökülür: لَقَدْ لَقِينَا مِنْ سَفَرِنَا هٰذَا نَصَبًا“Şu yolculuğumuzda biraz sıkıntı çektik!”28

Aradan bir müddet geçer; bu defa, dört oğlundan biri, tavladaki atlardan birinin darbesine maruz kalarak vefat eder. Koca İmam, Kâbe’nin karşısında ellerini kaldırır ve: “Allahım! Sen bana iki el, iki ayak olmak üzere dört uzuv ve dört de evlât verdin. Senin lütfun ne engin ki, bunlardan üçünü bana bıraktın da, sadece birini aldın. Sana binlerce hamd olsun Rabbim!” der.29

Bu altın silsilede Urve de: رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ“Allah, onlardan razı oldu, onlar da Allah’tan razı oldu.”30 sırrına erenlerdendir.

d. Muhammed İbn Müslim İbn Şihab ez-Zührî

513