Kur’ân-ı Kerim nazardan söz ederken açık ve kesin bir hüküm bildirmemekte, buna karşı hadisler, açık bir ifadeyle nazarın gerçek olduğunu haber vermektedir. Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), “Nazardan Allah’a sığınınız. Göz değmesi gerçektir.”19 buyurmuşlardır. Esma Bint-i Umeys’den rivayet edildiğine göre, kendisi “Yâ Resûlallah! Cafer’in oğullarına cidden nazar değiyor, ben onlar için şifa dileğiyle okutturayım mı?” demiş. Resûl-i Ekrem de “Evet, lâkin kader ile yarışan bir şey olsaydı, nazar onu geçerdi.”20 diye cevap vermişlerdi.
Tefsircilerin çoğu, “Rabbi onu seçip iyilerden kıldı. Doğrusu inkâr edenler, zikri (Kur’ân’ı) işittikleri vakit neredeyse gözleri ile seni yıkıp devireceklerdi. Bir de durmuşlar, ‘O herhalde bir delidir.’ diyorlardı.”21 meâlindeki âyette geçen “Gözleriyle seni yıkıp devireceklerdi.” sözünü “nazar” ile tefsir etmişlerdir.
Nazar ile kıskançlık arasında yakın bir münasebet vardır. Elmalılı Hamdi Yazır, bu münasebetle alâkalı şöyle der: “Kıskançlıklarından az daha Hz. Peygamber’i nazara uğratacaklar, aç ve kötü gözlerinin şerriyle ellerinden gelse O’nu helâk edeceklerdi. Demek ki, öfkenin bedende bir hükmü bulunduğu gibi, gözlerin de karşılarındakine bakışlarına göre iyi veya kötü bir hükmü vardır. Kimi elektrik gibi dokunur çarpar; mıknatıslar ve manyetize eder. Kimi de aldığı teessürle, hasedinden bir gayza düşer, türlü türlü suikaste ve hilelere kalkışır ki, maddî veya mânevî hangisi olursa olsun hedefine vardığı zaman, isabet-i ayn veya nazar tabir olunur. Bunun hakkında uzun uzadıya sözler söylenmiş, inkâr edenler, ispat edenler olmuştur. Keyfiyeti ne olursa olsun isabet-i ayn vardır.”22
Dipnotlar
- 19 İbn Mâce, tıp 32; el-Hâkim, el-Müstedrek 4/239.
- 20 en-Nesâî, es-Sünenü’l-kübrâ 4/365, 9/348; et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr 24/142.
- 21 Kalem sûresi, 68/50-51.
- 22 Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dîni Kur’ân Dili 8/5305.