İçeriğe geç

Biz, dünyayı en büyük maksat ve gaye-i hayat yapmakla aldandık. Nazarlarımızı üzerlerine dikip, sahip çıktığımızı, temellük ettiğimizi sandığımız herşeyimizi kaybettik. Bizimdir dediğimiz dünya elimizden çıktı, en büyük nimet olan ahiretimizi de kaybettik.Bütün insanlığın nazarında, iftihar ettiğimiz ecdadımızın nazarında, muhteşem mabetlerimiz karşısında rezil, rüsvay ve perişan olduk. İçine düşdüğümüz bu Cehennemî perişaniyet ve sükuttan kurtulup, Âlây-ı illiyine çıkmanın yolu: Malın mülkün, herşeyin Allah’a ait olduğunu bilmek, O’nun adına ve namına tasarrufta bulunmaktadır. Hayatımızın her dakikasını, bütün ruhî hazlarımızı, kalbimizin her atışını, terimizin her damlasını Allah’ın emrine amade etmektir. Böylece fena ve zeval dalgaları içinde sürüklenip giderken, herşeyimize beka rengini ve keyfiyetini vermek; ümide, saadete ve huzura kavuşmak mümkün olacaktır. Rabbimiz, Peygamber ashabını ve şerefli ecdadımızı, payidar ettiği gibi- bu esaslara uymakla- bizleri de payidar etsin Amin…

81