Sırat-ı müstakîmin hidayet, hayır ve doğru yol mânâsına geldiğini zikretmiştik. Fakat doğruya giden yolun çeşitli dönemeç ve yerlerinde bir kısım şerler de insanı beklemektedir. Bu şerlerin içinde de bir kısım hayırlar vardır. Şerler de, hayırlar da Allah’ın kanunlarıdır. Binaenaleyh sırat-ı müstakîmin bir yönü şerri tanıma, tanıtma ve şerden emin olma, diğer yönü de hayrı tanıma, hayrı tavsiye ve hayrın yaşamasını temin etmektir. Bunun müspet yönünü emirler, menfî yönünü de nehiyler teşkil etmektedir. Meselâ: Allah Teâlâ bize: “Zina etmeyin, içki içmeyin, hırsızlık yapmayın, kumar oynamayın, faizcilikte bulunmayın…” diyor, ardından hükmün sebep ve dayanağını anlatıyor; sonra da bu suçların karşısına çeşitli cezalar koyuyor. Bu, Allah yolu, din-i mübin, kulluk yolu ve şeriat da diyebileceğimiz sistemin bir yönünü teşkil etmektedir. Diğer yönünü de “Namaz kılın, oruç tutun, zekât verin, hacca gidin, anne babaya itaat edin, peygamberlere tâbi olun.” gibi emirler teşkil eder.