kemâl ve istiğna sahibi, maddeyle sınırlı olmayan; mekândan, kayıttan, imkândan münezzeh, arınmış, yüce bir Zât-ı Akdes’in değişmesi ve farklı bir hal alması akla sığmaz. Kâinattaki değişim, o Yaratıcının değiştiğine değil, değişmediğine ve sabit oluşuna delildir. Çünkü birçok şeyi intizamla sürekli değiştiren ve hareket ettiren bir zâtın, değişmemesi ve hareket etmemesi lâzım gelir. Mesela, sen pek çok iple birbirine bağlı birçok gülleyi ve topu çevirdiğinde, sürekli hareket ettirip onlara düzenli bir şekilde belli bir vaziyet vermek için kımıldamadan yerinde durman, hareket etmemen gerekir. Yoksa o intizamı bozarsın. Herkes bilir ki, intizamla hareket ettirenin yerinden oynamaması ve devamlı değiştirenin sabit olması gerekir ki o iş düzenli bir şekilde devam etsin.
İkinci olarak: Değişmek ve başkalaşmak, sonradan ortaya çıkmış olmaktan, büyüyüp gelişmek için tazelenmekten, ihtiyaçtan, maddîlikten ve imkândan ileri gelir. Zât-ı Akdes ise hem kadîm, hem her yönden mutlak kemâl sahibi, hem mutlak istiğnada, hem maddeden arınmış, hem de Vâcibü’l Vücud olduğundan; elbette değişmesi, farklı bir hale geçmesi akıl dışıdır, mümkün değildir.
Beşinci Şuâ
İki “mesele”dir.
Birinci Mesele
Kayyûm isminin en büyük cilvesini görmek istersek, bütün kâinatı seyredecek, biri en uzak şeyleri, diğeri en küçük zerreleri gösteren iki dürbün hayal edelim. Birinci dürbünle baktığımızda görürüz ki: Kayyûm isminin cilvesiyle, yerküreden bin defa daha büyük milyonlarca küre ve yıldızın bir kısmı havadan daha latif olan esîr maddesi içinde direksiz bir şekilde durdurulmuş, bir kısmı da vazife gereği seyahat ettiriliyor. Sonra mikroskop gibi olan ikinci hayalî dürbünle, küçük zerreleri görecek şekilde bakalım. O kayyûmiyet sırrıyla, yeryüzündeki canlıların her birinin bedenindeki zerrelerin, tıpkı yıldızlar gibi muntazam bir vaziyet alıp hareket ettiğini ve vazifelerini yaptığını görürüz. Bilhassa kanlarındaki “alyuvarlar ve akyuvarlar” denilen, zerrelerden meydana gelmiş küçücük kütlelerin, seyyar yıldızlar gibi, mevlevî misali iki muntazam hareketle dolaştıklarına şahit oluruz.