İçeriğe geç

İkinci Mühür

Ferd isminin cilvesiyle yeryüzünde ve bahar mevsiminin simasında öyle parlak bir ehadiyet mührü ve vahdaniyet damgası görünüyor ki, tek tek bütün canlıları hal ve icraatlarıyla idare edemeyen, hepsini birden göremeyen, bilmeyen ve yaratamayan bir zâtın, hiçbir şeyin yaratılışına karışamayacağını ispatlıyor. O mühür şudur:

Yeryüzünde madenlerden yapılmış maddelerin, unsurların ve cansız varlıkların gayet muntazam, fakat gizli mühürlerini bir kenara bırakalım. Yalnız iki yüz bin hayvan cinsinin ve iki yüz bin bitki türünün atkı ipleriyle dokunan şu nakışlı mühürlerine bak: Yeryüzünde, bahar mevsiminde, birden, birbiri içinde, beraberce, ayrı ayrı şekilleri, hizmetleri, rızıkları, donanımları bulunan ve her varlığa lâzım olan şeylerin; hiçbiri şaşırılmadan, hatasız şekilde, son derece karışıklık içinde olduğu halde kusursuzca birbirinden ayırt edilerek gayet hassas bir ölçüyle külfetsiz ve tam vaktinde, umulmadık yerden verildiğini gözümüzle görüyoruz. Bu hal ve idare, zeminin yüzünde öyle bir vahdaniyet mührü ve ehadiyet damgasıdır ki, o varlıkların hepsini birden, yoktan yaratıp beraber idare edemeyen bir zât, hiçbir şeyin terbiyesine ve yaratılışına karışamaz. Çünkü karışırsa, o sonsuz genişlikteki idarenin dengesi bozulur. Fakat insanların, o rubûbiyet kanunlarının güzel gidişatına yine Allah’ın emriyle görünüşte bir hizmetleri vardır.

Üçüncü Mühür

İnsanın yüzündedir… Evet, insanın yüzü öyle bir ehadiyet mührüdür ki, Hazreti Âdem zamanından kıyamete kadar gelmiş ve gelecek bütün insanları birden nazarına alamayan, her yüze her bir insana karşı birer imza koyamayan ve o küçük yüzde sayısız ayırt edici alâmet bırakamayan; bir tek insanın yüzündeki vahdaniyet mührüne de yaratıcılık iddiasıyla el uzatamaz. Evet, bütün insanlar elbette, insanın yüzüne o mührü vuran Zât’ın her şeyi gören nazarında ve ilminin dairesindedir. Her insanın siması göz, kulak, ağız gibi temel uzuvlarda birbirine benzediği halde, birer alâmet-i farika ile birbirinden ayrılır, hiçbiri ötekinin aynısı değildir. Nasıl ki, göz, kulak gibi uzuvların bütün fertlerde birbirine benzemesi insanlığın Sâni’inin bir olduğuna şehadet eden bir tevhid

439