يَا حَيُّ قَبْلَ كُـلِّ حَيٍّ ، يَا حَيُّ بَعْدَ كُلِّ حَيٍّ
يَا حَيُّ الَّذِي لَيْسَ كَمِثْلِهِ حَيٌّ ، يَا حَيُّ الَّذِي لَا يُشْبِهُهُ شَيْءٌ
يَا حَيُّ الَّذِي لَا يَحْتَاجُ إِلَى حَيٍّ ، يَا حَيُّ الَّذِي لَا يُشَارِكُهُ حَيٌّ
يَا حَيُّ الَّذِي يُمِيتُ كُلَّ حَيٍّ ، يَا حَيُّ الَّذِي يَرْزُقُ كُلَّ حَيٍّ
يَا حَيُّ الَّذِي يُحْيِ الْمَوْتٰى ، يَا حَيُّ الَّذِي لَا يَمُوتُ
سُبْحَانَكَ يَا لَا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ الْأَمَانَ الْأَمَانَ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ. اٰمِينَ
سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنآ إِلَّا مَا عَلَّمْتَنَا إِنَّكَ أَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ
Otuzuncu Lem’a’nın Altıncı Nüktesi
Allah’ın Kayyûm ismine bakar
Hayy isminin cilvesinin bir özeti, Nur Çeşmesi’ne ilave edilmişti. Kayyûm ismine dair nüktenin de Otuzuncu Söz’ün sonuna eklenmesi uygun görüldü.
Bir Özür: Bu çok mühim meseleler ve çok derin, geniş Kayyûm isminin büyük cilvesi, muntazam bir şekilde değil, ayrı ayrı parıltılar halinde kalbe doğduğundan ve gayet dağınık olarak, aceleyle, tetkik edilmeden müsvedde halinde kaldığından elbette tabir ve ifadelerde noksanlar, karışıklıklar bulunacaktır. Meselelerin güzelliği hatırına kusurlarımı bağışlamalısınız.
Bir Hatırlatma: İsm-i Âzam hakkındaki nükteler son derece geniş ve gayet derin olduğundan, bilhassa Kayyûm ismine dair
Dipnotlar
- Ey bütün canlılardan önce var olan Gerçek Hayat Sahibi, Ey bütün canlıların yok olmasından sonra da var olacak Gerçek Hayat Sahibi, Ey eşi benzeri olmayan Gerçek Hayat Sahibi, Ey hiçbir şeyin kendisine benzemediği Gerçek Hayat Sahibi, Ey hiçbir canlıya muhtaç olmayan Gerçek Hayat Sahibi, Ey hiçbir canlının kendisine ortak olmadığı Gerçek Hayat Sahibi, Ey bütün canlıları ölüme mahkum eden Gerçek Hayat Sahibi, Ey bütün canlılara rızık veren Gerçek Hayat Sahibi, Ey bütün ölüleri dirilten Gerçek Hayat Sahibi, Ey hiç ölmeyecek Gerçek Hayat Sahibi Rabbim, Sübhânsın ya Rab! Sen’den başka yoktur ilah! Eman diliyoruz Sen’den, Koru bizi cehennemden! (el- Cevşenü’l-Kebîr, 69. Bab)
- “Sübhansın ya Rab! Senin bize bildirdiğinden başka ne bilebiliriz ki? Her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin.” (Bakara sûresi, 2/32).