kudretin kuşatıcı düsturları sayesinde; o zerreler, o kanunların ve kudretin sevkine bağlı oldukları için itaatkâr bir ordunun askerleri gibi düzenli bir şekilde gelip o şeyin varlığını kuşatan ilmî kalıbın ve kaderin koyduğu miktarın içine girer, onu kolayca meydana getirirler. Belki aynadaki bir görüntünün, fotoğraf vasıtasıyla kâğıt üstünde maddî vücut giymesi veyahut görünmeyen bir yazıyla yazılmış bir mektubun, onu gösterecek bir madde sürülünce görünmesi gibi, bir ve tek olan Cenâb-ı Hakk’ın kudreti, O’nun ezelî ilminin aynasındaki eşyanın mahiyetine ve varlıkların suretlerine kolayca maddî vücut giydirir ve onları mânâ âleminden görünen âleme getirir, gözlere gösterir.
Eğer Ferd ve Vahid olan Allah’a verilmezse, bir sineğin uzuvlarını yeryüzünün her yerinden ve farklı unsurlardan gayet hassas bir ölçüyle toplamak, âdeta bütün yeryüzünü ve maddeleri eleyip her taraftan o sanatlı vücudun belli zerrelerini getirerek düzgünce yerleştirmek için maddî bir kalıp, hatta sineğin uzuvları sayısınca kalıplar bulunması gerekir. Hem o sineğin sezgilerini ve ruh gibi ince, hassas, manevî latifelerini de hususi bir ölçüyle manevî âlemlerden toplayıp getirmek lâzımdır. İşte bu şekilde, bir sineğin yaratılışı, kâinatın yaratılması kadar zahmetli; yüz derece zorluk içinde zor, belki muhal içinde muhal olur. Çünkü bir şeyi, bir tek Hâlık’tan başka kimsenin yoktan var edemediğinde bütün din âlimleri ve ilim adamları birleşir. O halde, bir varlık sebeplere ve tabiata havale edilirse, onun uzuvları ve zerreleri ancak birçok başka unsurdan toplanarak yaratılabilir.
Üçüncü Nokta
Eğer bütün eşya tek ve benzersiz bir Yaratıcıya verilirse, her şeyi yaratmanın bir tek şeyi yaratmak gibi kolay olduğuna; sebeplere ve tabiata havale edilirse, bir tek şeyin yaratılışının bütün eşya kadar zorlaştığına işaret olarak, başka risalelerde izah edilen üç “temsil”i kısaca göstereceğiz.
Birinci Temsil: Bin askerin idaresi bir subaya havale edilse, bir asker de on subayın emrine verilse; o bir askerin idaresi, bir taburun idaresinden on derece daha zor olur. Çünkü ona emredenler birbirlerini engeller; bir karışıklık ortaya çıkar, o asker istirahat yüzü göremez. Fakat bir taburdan istenen vazife ve neticeler bir tek subayın idaresine