Yirmi Dokuzuncu Lem'a
بِسْــــــمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
İfade-i Meram
Kur’an-ı Mucizü’l-Beyan ، أَوَلَمْ، لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَلَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَ ، لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَيَتَفَكَّرُوا فِۤي أَنْفُسِهِمْ مَا خَلَقَ اللّٰهُ السَّمٰوَاتِ وَالْأَرْضَ gibi ayetlerle tefekkür yolunu emir buyurduğundan, تَفَكُّرُ سَاعَةٍ خَيْرٌ مِنْ عِبَادَةِ سَنَةٍ hadis-i şerifi de bazen bir saat tefekkürün bir sene ibadet hükmünde olduğunu bildirip tefekküre çokça teşvik ettiğinden, on üç seneden beri kalbim aklım ile bir olup tefekkür mesleğinde aklıma ve kalbime görünen büyük nurları ve uzun hakikatleri kendime muhafaza etmek için işaret türünden bazı kelimeleri –o nurlara delil olması maksadıyla değil, belki onların varlığını göstermek, tefekkürü kolaylaştırmak ve intizamı korumak gayesiyle– beyan ettim. Çok çeşitli Arapça ifadelerle kendi kendime bu tefekkür yolunda gittiğim vakit o kelimeleri dilimle zikrediyordum.
Dipnotlar
- “Olur ki iyi düşünürsünüz.” (Bakara sûresi, 2/219, 266).
- “Umulur ki düşünüp anlarlar.” (A’râf sûresi, 7/176; Nahl sûresi, 16/44; Haşir sûresi, 59/21).
- “Onlar azıcık olsun kendi başlarına kalıp düşünmediler mi ki, Allah gökleri, yeri ve ikisinin arasında olan bütün varlıkları gerçek bir gaye ile belirli bir vâdeye kadar yaratmıştır.” (Rûm sûresi, 30/8).
- “Elbette bunlarda, iyice düşünen kimseler için alacak nice ders ve ibret vardır.” (Yûnus sûresi, 10/24; Ra’d sûresi, 13/3; Câsiye sûresi, 45/13).
- el-Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn 4/423; el-Kurtubî, el-Câmi’ li Ahkâmi’l-Kur’ân 4/314; Aliyyülkârî, el-Masnû’ s. 82.