“Bu ülkede çeşitli devirlerde, dev insanlar yetişmiştir, fakat İslâm dünyası bunların beşini alır; Mevlâna Celâleddin Rûmî, Hâfız, Firdevsî, Enverî, Nizamî. Bunun dışında hepsini atarlar, yani diğerlerini şair saymazlar. Edip değil diye attıkları arasında öyleleri vardır ki (Goethe’nin sözü) ben onların ellerine su dökemem.”
Şaşkınlığımızla kalalım! Kimleri şişiriyor, balonlaştırıyoruz ve kimlere karşı alâkasız ve bîgâneyiz.!
Bilmiyorsak bilelim, Hâfız’ı taklit etmeyen Batılı yoktur. Osmanlı edebiyatı da büyük ölçüde Hâfız’ın dünyasıyla içli dışlıdır. Evet işte, İranîsiyle Turanîsiyle bütün bunlar, Hz. Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem) mektebinin çırakları ve O’nun bıraktığı malzemeyi kullanan mimarlardır.
Benim size arz etmeyi planladığım daha pek çok şey olabilirdi.. ama, tasdi’ etmemek için kesiyorum; zira, O’nunla alâkalı, anlatmayı düşündüğüm daha pek çok şey var.. ve tabiî bu arada O’nun askerlik yanı…
1 İbnü’l-Esîr, el-Kâmil fi’t-tarih 3/451.