İçeriğe geç

Hz. Mevlâna bir dev insandır. (Bazılarının, onu değişik bir zaviyeden ele almaları, hatta ve hatta Peygamber Efendimiz’in yerine koymaya çalışmaları, şu-bu peygamberidir demeleri bir yana) Hz. Mevlâna nâmütenâhîliğe yelken açmış, büyük kametlerden ve melekûta açık hikmet erlerindendir. Aşkın, ızdırabın, heyecanın, samimiyetin eşsiz temsilcisi.. ve teşbihlerle temsillerle hakikat-i uzmâ’ya, mutlak hakikata ulaşmanın en büyük kâşiflerinden birisidir. Ve, Hz. Mevlâna Celâleddin Rûmî, aynı zamanda bir söz üstadıdır. Erbabına göre bir sihirli asâ da onun elinde vardır ve iklimine giren mutlaka büyülenir.

3. … Ve Dil Erbabı

Allah Resûlü Arap söz sultanlarının şâhı, Acem bülegâsının da şehinşâhıdır.

Bu sahada da O’nun dünya kadar şahidi vardır. Hassan b. Sabit’den Ka’b b. Malik’e, Abdullah b. Revâha’dan Ka’b b. Züheyr b. Ebî Sülmâ’ya, Lebid’den Hansâ binti Züheyr’e.. ve ondan da bütün Abbasi, Emevi, Selçukî ediplerine kadar gelmiş-geçmiş ne kadar söz üstadı varsa, en değerli beyanlarını O’nunla, O’nun mesajıyla ve O’nun sözleriye alâkalı ifade etmiş ve o üstadlarına karşı tazimde kusur etmemişlerdir. Ve hele İran şairleri…

Goethe’nin bir gün Prens Müller’e şöyle dediğini Haydar Bammad naklediyor: “İslâm tarihinde özellikle Selçukluların, Abbasilerin ve İranlıların yaşadığı İran’da, çeşitli devirlerde dev şairler yetişmiştir. Fakat İslâm dünyasında bunların sadece dördü, beşi kabul edilir.”

Goethe gibi Almanya’da dile yeniden haysiyetini kazandıran ve onu yeniden keşfeden bilhassa Faust’u ile edebiyatta yeni çığır açan bu adam diyor ki:

144