Abdest, ezan ve eda ettiği sünnetlerle üçüncü adımını atan insan, nâmesi sûzişin bir müezzinin kalkıp kemal-i samimiyetle Allah’a teveccüh ederek getirdiği kâmetle son hazırlığını yapar ve onunla son bir kere daha çoşar. Burada bir hususu istidradi olarak arz etmek gerekirse, kâmet getirme esnasındaki ses ve sadâ, bizdeki ürperme buudunu biraz daha derinleştirmek için bir esas teşkil ediyorsa makbuldür; yoksa musikinin akışına kişinin kendisini kaptırıp gitmesi matlup ve makbul değildir. Bir ilâhi ya da mevlid okurken de alınacak ölçü budur. Önemli olan sesin gırtlaktan aşağı inmesi, sesle birlikte insanın içinin ve vicdanının inlemesidir. İşte bu esaslar çerçevesinde müezzin tarafından getirilecek kâmet, sizin imdadınıza koşacak ve farza durma ânında bir kere daha sizi coşturacaktır.
Evet, müezzin kâmetle birlikte yeniden bir kere daha ezanı tekrar eder ve ilave olarak,قَدْ قَامَتِ الصَّلَاةُ “Dikkat edin, namaz başlıyor!” uyarısını yapar ve farza başlanır. Farz ise kulun, Cenâb-ı Hakk’ın tecellileri ile bütünleşeceği bir an ve bir keyfiyettir.
158 Tevbe sûresi, 9/108.
159 Müslim, tahâret 1; Tirmizî, daavât 86.
160 Mâide sûresi, 5/6.
161 Müslim, tahâret 32; Tirmizî, tahâret 2; Ebû Dâvûd, tahâret 51.
162 Buhârî, vudû 25; Müslim, tahâret 87-88.
163 Bkz.: Tirmizî, tefsîr 5; Nesâî, tahrîm 2, kasâme 48.
164 İbn Mâce, tahâret 7.
165 İbn Mâce, tahâret 7.
166 Müslim, tahâret 41; Tirmizî, tahâret 39.
167 Hadîd sûresi, 57/21.
168 Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 1/19, 4/150.
169 Buhârî, vudû’ 3; Müslim, tahâret 34-37.
170 Buhârî, libâs 90; Müslim, tahâret 40.
171 Müslim, tahâret 39; Nesâî, tahâret 110; İbn Mâce, zühd 36.