İçeriğe geç

Bu hususa, daha sonra da, أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللّٰهُ“Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ilâh yoktur.” diyerek tanıklık edilir. Sonra, أَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللّٰهِ“Yine şehadet ederim ki Hz. Muhammed, O’nun elçisidir.” denilerek bir de Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) peygamberliğine tanıklık edilir. Çünkü bu mesajı bize getiren O’dur. Sonra da, حَيَّ عَلَى الصَّلَاةِ “Haydin (bunalımlardan, binbir çeşit sıkıntıdan kurtulmak için) namaza koşun.” çağrısı yapılır. Yapılan bu çağrı, حَيَّ عَلَى الْفَلَاحِ “Felaha (kurtuluşa) koşun” kelimeleriyle bir kere daha tekrar edilir. Çünkü felah, kendisinden başka büyük olmayan Zât’ın kapısındadır. Namazın bir kurtuluş vesilesi olduğunu Kur’ân-ı Kerim, قَدْ أَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَ ۝ الَّذِينَ هُمْ فِي صَلَاتِهِمْ خَاشِعُونَ “Mü’minler kurtuluşa ermiştir; onlar ki namazlarında huşû içindedirler.”181 âyetleriyle teyit eder.

192