İçeriğe geç

Burada son olarak bir şeye daha işaret etmek istiyorum: Biz her ne kadar “misvak” kelimesini belli bir ağacın dalından edinilen ve eskiden beri diş temizliğinde kullanılan eski tarz diş fırçası mânâsına kullanıyorsak da, hadislerde geçen “sivâk” kelimesinden kastedilen, mutlak mânâda dişlerin temizlenmesidir. Bu temizlik, o ağacın dalından yapılan fırçayla yapılabileceği gibi, günümüzde üretilen diş fırçalarıyla da, hatta elle ovularak, iple ya da herhangi başka bir şeyle de yapılabilir. Bir de bu temizlik Allah’ın rızası ve hoşnutluğu gözetilerek yapılıyorsa, dinin, insan hayatı ile alâkalı emirlerinin ciddiyeti daha iyi anlaşılmış olur.

b. Abdest Dualarının İfade Ettiği Mânâlar

Abdest dualarını okumak, bir kısım fukahaca abdestin âdâbından kabul edilmiştir. “Edeb” kelimesinin çoğulu olan âdâb, fıkıh ıstılahında; bir işin en güzel şekilde yapılmasını sağlayan, bu niyetle işlenmesine sevap terettüp edip dinen güzel kabul edilen ama terkine günah taalluk etmeyen amellere denir. Yani yapılması sevaptır ama yapılmaması günah değildir. Aslında abdest duaları, bizzat Resûl-i Ekrem Efendimiz’den (sallallâhu aleyhi ve sellem) rivayet edilen dualar değildir ama öz itibarıyla ya bazı âyetlere ya da Efendimiz’in mübarek sözlerine dayanmaktadır. Bunlar, selef-i salihînin, bazen ilavelerde bulunarak bazen de biraz kısaltarak, zaman zaman daha farklı ifadelerle seslendirdikleri dualardır. Fakat şu muhakkaktır ki Hak dostlarının dilinden dökülen ve onların engin mülâhazalarının seslendirilmesinden ibaret olan bu içli niyazlar, okuyan kimseleri çok farklı iklimlere çeker götürür, onların gönüllerini en samimi hislerle doldurur ve içlerini ibadet aşk u şevkiyle donatır.

174