İçeriğe geç

İşte Efendimiz’den (sallallâhu aleyhi ve sellem) ve diğer nebilerden istenen temizlik ve onların temizlikte ulaştıkları nihai nokta budur. Bu mertebeye ulaşabilmek için, baştan başlayıp sırayı sonuna kadar takip etmek gerekir. Mesela kalb temizliğinden geçip kötü ahlâktan tecerrüde mazhar olmadan, mâsivâullahtan temizlenme mümkün olmaz. Zira kalb, kötü ahlâktan sıyrılıp dünyayla alâkalı şeylerden kopmadıktan sonra Allah’la münasebet kuramaz. Yine uzuvlar günahtan tecerrüd etmeden, kalbde bir ışık yakılamaz. Başka bir ifadeyle, ancak iç ve dış uzuvların günahtan uzaklaşması sayesinde, insanın kalbinde iman lem’ası parlayacaktır.

Demek oluyor ki sırasıyla bu mertebelerden biri geçilmeden öbürüne ulaşmak mümkün değildir. Tıpkı merdivenin basamakları gibi, kademe kademe yükselip istenilen noktaya ulaşılacak ve neticede rıza-i ilâhî elde edilecektir. Peygamberler, bu muvazeneye dikkat ederek o makama yükselmişlerdir. Mesela Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), hem abdestte hem de namazda alabildiğine titiz davranmış, kalb temizliği adına günde yüz defa istiğfar etmiş ve bunu ifade sadedinde, إِنِّي لَأَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ فِي الْيَوْمِ مِائَةَ مَرَّةٍ “Ben Allah’a günde yüz sefer istiğfar eder (affımı dilerim).”177 buyurmuştur. Yine O’nun sabah-akşam birkaç defa, يَا مُقَلِّبَ القُلُوبِ ثَبِّتْ قَلْبِي عَلَى دِينِكَ “Ey kalbleri evirip çeviren Allahım! Kalbimi dinin üzere sabit kıl!”178 şeklinde dua ettiği bildirilir.

2. Ezan-ı Muhammedî

189