Cenâb-ı Hak, insan vücudu adına yarattığı mekanizmada başdöndürücü gayeler takip etmiştir. İmam Gazzâlî Hazretleri, insan vücudundan daha garip bir şey olmadığını söyler. İnsan vücuduna öyle hassas dengeler yerleştirilmiş ve bunlar o kadar yerindedir ki, onlardan birini değiştirmeye kalksanız, isabetsizlik etmiş ve bütün bir bedenin fesadına sebebiyet vermiş olursunuz. Mesela, vücutta, yerinde emme-basma tulumbası gibi görev yapan kalb ve damar sistemleri vardır. Bu sistem her an nabzımızı tutmakta ve vücudumuzun en ücra yerlerine kadar kan pompalamaktadır. Hayatımıza canlılık kazandıran bu sistem, biz hiç farkına varmadan, hayat boyu “Allah” deyip atar. Dervişler, “La ilâhe illallah, La ilâhe illallah…” ritminin, kalb atışlarına denk geldiğini söylerler. İnsan, “La ilâhe illallah” demeye başladıktan sonra kalb de o ritme uyar, “La ilâhe illallah, La ilâhe illallah…” demeye başlar ve vücudu ayakta tutan kanı, bedenin en ücra yerlerine kadar pompalar. Kanın buralara taşınmasında kılcal damarlar vazife görür. Bu damarlar tıpkı su boruları gibidir; su boruları zamanla kireçlenip kapandıkları gibi damarlar da, oluşan yağ tabakalarıyla zamanla sertleşir ve görevini yapamaz hâle gelirler. Bu durumdan en çok etkilenecek olan uzuvlar ise el ve ayak parmaklarının uç kısımları, beynin son noktası gibi kalbe en uzak olan uzuvlardır. Bu uzuvların sağlıklı olabilmesi için vücutta kan dolaşımının sıhhatli bir şekilde işlemesi gerekmektedir. İşte abdest suyu, buna yardımcı olur ve kalbe en uzak noktadaki kılcal damarları harekete geçirir. Bu ise biyolojik olarak kirlenen kanın kalbe geri dönüp akciğerlerde temizlenmesi ve yeniden süzülerek o uzuvlara ulaşıp onların canlılığını koruması açısından çok önemlidir. Bütün bunlar Allah’ın birer nimetidir. Allah (celle celâluhu), yukarıda zikrettiğimiz, abdesti emreden âyetinin sonunda, مَا يُرِيدُ اللّٰهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ حَرَجٍ وَلَكِنْ يُرِيدُ لِيُطَهِّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ “Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemiyor; sizi tertemiz kılmak ve size verdiği nimetini tamamlamak istiyor, umulur ki şükredersiniz.” buyurmaktadır.174