İçeriğe geç

Evet, hayatın öyle engin bir mahiyeti var ki, âdeta bütün kâinatta tecelli eden birçok esmâ-yı hüsnâyı kendinde gösteren kuşatıcı bir ehadiyet aynasıdır. Hayat, bir cisme girdiği zaman, onu küçük bir âlem hükmüne geçirir, âdeta kâinat ağacının bir nevi fihristini taşıyan bir çekirdek yapar. Nasıl ki çekirdek, ancak onun ağacını yapabilen bir kudretin eseri olabilir; aynen öyle de, en küçük bir canlıyı yaratan, elbette bütün kâinatın Hâlık’ıdır.

İşte hayat, bu kuşatıcı mahiyetiyle en gizli ehadiyet sırlarından birini gösterir. Yani, nasıl ki koca güneş, ışığıyla, yedi rengiyle ve yansımasıyla, ulaştığı her bir su damlasında ve cam parçasında bulunur. Aynen öyle de, her canlıda kâinatı kuşatan ilahî isim ve sıfatların cilveleri beraber görünür. Bu noktadan hayat, kâinatı, rubûbiyet ve yaratılma yönünden bölünme ve ayrışma kabul etmez bir bütün hükmüne, ortakların müdahalesine imkân vermeyen yekpare bir küllî haline getirir.

Evet, yüzüne vurduğu mühür, seni yaratanın, bütün insanları yaratan Zât olduğunu açıkça gösteriyor. Çünkü insanın mahiyeti birdir, bölünmesi imkânsızdır. Hem hayat vasıtasıyla kâinatın unsurları o Zât’ın fertleri hükmüne, kâinat ise bir türü hükmüne geçer; Yüce Yaratıcı tamamında ehadiyet mührünü gösterdiği gibi, ayrı ayrı her bir varlıkta da o ehadiyet ve samediyet mührünü göstererek şirki ve ortakları her şekilde reddeder.

Hem hayatta Cenâb-ı Hakk’ın sanatının öyle fevkalâde, harika mucizeleri var ki, bütün kâinatı yaratamayan bir zât, bir kudret; en küçük canlıyı bile var edemez. Evet, bir nohut tanesinin içine bütün Kur’an’ı sığdırır gibi, gayet küçük bir çam tohumuna koca çam ağacının fihristini ve kader programını yerleştiren kalem, elbette gökleri yıldızlarla yazan kalem olabilir. Bir arının küçük kafasına kâinat bahçesindeki çiçekleri tanıyacak, pek çok cinsten varlıkla münasebet kuracak, bal gibi bir rahmet hediyesini getirecek ve dünyaya geldiği gün yaşaması için gerekli şartları bilecek bir kabiliyeti, bir donanımı yerleştiren Zât, elbette bütün kâinatın Hâlık’ı olabilir.

Kısacası: Hayat nasıl ki kâinatın yüzünde parlak bir tevhid mührüdür, her bir canlı varlık da hayatıyla bir ehadiyet damgasıdır, her canlıda bulunan sanat nakışları, birer samediyet mührüdür, her canlı bu kâinat

463