Cenâb-ı Hak, insana, insanca yaşayabilmesi için örtünmesini emretmiştir. Örtünmek, insanı, Allah katında değerli kıldığı gibi başta diğer insanlar olmak üzere tüm canlılar nazarında da izzetli kılan bir davranıştır. Bu sebeple insanın başkalarının yanında edep yerlerini örtmesi farz olduğu gibi, örtünme, namaz ve tavaf gibi ibadetlerin şartlarından da birisi olmuştur. Zira Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), “Bulûğa ermiş kadının başörtüsüz kıldığı namaz kabul edilmez.”190 gibi beyanlarıyla erkek ve kadının namaz esnasında avret sayılan yerlerini örtmelerini emretmiştir.
Avret yerlerini örtmesinin yanında her Müslümanın israf etmemek şartı ile ibadet esnasında en güzel ve temiz elbisesini giymesi sünnettir. يَا بَنِي آدَمَ خُذُوا زِينَتَكُمْ عِنْدَ كُلِّ مَسْجِدٍ “Ey Âdem’in evlatları! Her namaz vaktinde mescide giderken, süsünüz olan elbisenizi giyinin.”191 âyetinin, Kâbe’yi, avret yerleri açık hâlde tavaf eden Araplar hakkında nazil olduğu ve bu âyetle, tavaf ve namaz gibi ibadetlerin ifası sırasında öncelikle avret yerlerinin örtülmesinin emredildiği, başta İbn Abbas olmak üzere birçok müfessir tarafından bildirilmiştir.192