Evet, tek bir ferde, Allah’ın vaat ettiği şeylere ulaşma teminatının olmadığının bilinmesi gerekir. İnsan, iman ve Kur’ân adına tek başına harikulâde bir şeyler yapsa bile bu, daima ferdiyet plânında kalır. Fakat bir iş, duygu ve düşüncede aynı değerleri paylaşan bir topluluk hâlinde eda edildiği takdirde, iştirak-i a’mâl-i uhreviye düsturundan hareketle, o insanların her bir ferdi bu amelden kazanılan sevaptan hissedar olur. Hususiyle yaşadığımız asır kolektif şuur asrıdır ve ancak bu şuurla hareket edilerek Kafdağı’ndan ağır yükler kaldırılabilir.
189 A’râf sûresi, 7/179.
190 Tirmizî, salât 277; Ebû Dâvûd, salât 85; İbn Mâce, teyemmüm 132.
191 A’râf sûresi, 7/31.
192 Bkz.: Müslim, tefsir 25; Nesâî, menâsik 161.
193 Bakara sûresi, 2/150.
194 Bakara sûresi, 2/125.
195 Buhârî, salât 34-36, 38-39, mevâkît 8; Müslim, mesâcid 52, 54.
196 Bkz.: İmam Rabbânî, el-Mektûbât 1/160 (186. Mektup).
197 Hucurât sûresi, 49/12.
198 Bkz.: Bediüzzaman, Mektubat, s.312 (Yirmi İkinci Mektup, Hâtime).
199 İsrâ sûresi, 17/1.
200 Süleyman Çelebi, Mevlid (vesiletü’n–necat), s.118.
201 Bediüzzaman, Sözler, s. 231 (On Yedinci Söz, İkinci Makam).
202 Molla Câmi, “Yusuf ile Züleyha” Heft Evreng, 2/22 (59. Beyit)
203 Fâtiha sûresi, 1/3.
204 Tirmizî, tahâret 3, salât 176; Ebû Dâvûd, tahâret 30, salât 74; İbn Mâce, tahâret 3, 30, salât 75.
205 İbn Mâce, tahâret 57; Dârimî, salât 78.
206 Bkz.: İbrahim sûresi, 14/34; Nahl sûresi, 16/18.
207 Buhârî, isti’zân 12, kader 9; Müslim, kader 20-21.
208 Müslim, salât 38; Tirmizî, tefsir 2; Nesâî, iftitah 23.
209 Buhârî, teheccüd 9; Müslim, salâtü’l–müsâfirîn 204.