İçeriğe geç

Evet, namazı oluşturan her bir unsurun ayrı ayrı hikmetleri vardır. Namaza başlamak için söylenen tekbirden namazdan çıkmak için verilen selama kadar yapılan her hareket namazın bir yanını teşkil eder ve her birinin kendine has mânâları vardır. Dolayısıyla bunların hepsinin hassasiyetle yerine getirilmesi gerekir. Bir jimnastik salonu düşünelim; orada hareket yaptıran şahıs, salondaki insanlara, “Elini, kolunu, bacağını şöyle tutacaksın; böyle hareket ettireceksin.” şeklinde komutlar verir ve yapılan hareketlerin jimnastik tekniğine uygun şekilde yapılmasını sağlar. Çünkü hususiyle bir kısım arızalara sebep olması muhtemel hareketlerde, işin tekniğine behemehâl riayet etmede zaruret vardır.

Namazı tamamen jimnastiğe kıyas etmek ve bazı hareketlerden ibaret görmek yanlıştır. Fakat namazı eda ederken de yerine getirilmesi gereken bazı şartlar ve fiiller vardır ki, onlara kemal-i hassasiyetle riayet etmek şarttır. Âlimlerimiz, namazın olmazsa olmazı olan unsurları, “namazın şartları” ve “namazın rükünleri” şeklinde ikiye ayırmışlardır. Namazın rükünleri, namaz ibadetini oluşturan temel yapı taşlarıdır; namazda mutlaka yapılması gereken fiillerden her birine namazın rüknü diyoruz. Namazın şartlarına gelince, onlar, namazı oluşturan hareket ve fiiller değilse de, namazın namaz olmasının şartı olan bazı durumlardan ibarettir. Biz, imkân ölçüsünde bunlara değinmek istiyoruz.

1. Namazın Şartları

a. Hadesten Tahâret (Abdest ve Gusül Alma)

200