İçeriğe geç

O günden bugüne söz konusu düşüncemi değiştirmeme neden olacak hiçbir şey olmadı; dolayısıyla şimdi de farklı düşünmüyorum. Bakın, bu millet tarihte çeşitli devletler kurarken onu âdeta bir orta direk yapmış, devletini, devlet düşüncesini, devlet sistemini onun etrafında kurmuştur. Kışla, kendisini temsil edenlerin adil olduğu dönemlerde sadece iç dünyaya değil, dış dünyaya da hatta o günün şartları hesaba alınarak ifade edilecek olursa bütün dünyaya adalet dağıtmış, devletler muvazenesinde adaletin yegâne temsilcisi olmuştur. İşte bu durum millî kabulün zeminini oluşturmuş ve kışla-millet bütünleşmesi gerçekleşmiştir. Bugün birileri şu ya da bu sebeple kışladan, kışla düşüncesinden kaçıyorsa söz konusu millî kabulün ve millî şuurun farkında değiller. Veya şöyle de diyebilirsiniz; genlerinin, yani militarist bir geçmişten geldiklerinin farkında değiller. Bugün yüzümüzü ak, alnımızı açık eden şanlı tarihimizin, askerlerin omuzlarında bayraklaştığını unutmuşlar. Şahsen ben onların bu kaçışlarını gafletlerine veriyorum. Bunu kendi millî kimliğinden, millî şuurundan kaçma seklinde değerlendiriyorum.

209