Bugün de olabilir bunlar. Doğruluk, iyilik, güzellik adına iyi şeyler yapmak için bir araya gelenler, gelecekte birbirini yiyebilirler. Siz bunları bugün sarmaş dolaş görebilirsiniz; fakat firasetiniz varsa, o tipleri, dişlerinin yapısından, tırnaklarının uzunluğundan, pençelerinin vahşice durmasından anlayabilirsiniz. Bu olumsuz dalgaları kırabilir miyiz? Elbette… Bu, bizim yerimizde sağlam durmamıza bağlı.
Hâsılı, zor şeylerden bahsettik. Benim ciddî endişelerim var. Başarının ve zaferin öldürücülüğü beni, yolda yürümeye devam ederken başarılı olacak mıyız, olmayacak mıyız düşüncesinden daha çok korkutuyor.
Tecdit-Teceddüt ya da Yenilenme ve Yenileşme Fantazisi
Tecdit ve teceddüt hakkında değişik zamanlar değişik vesilelerle düşüncelerimi dile getirmiştim. Her şeyden önce tecdit/yenileme ameliyesi tarihî geçmişimizde mevcut olan bir şeydir. Tecdit hareketleri, tecdit dönemleri bu süreci ifade için kullanılan terimlerdir. Tecdit, yenileme işini gerçekleştiren müceddidin hem kendini hem de toplumu yenileme hamlesine verilen isimdir ve bu teceddütten yani yenilenmeden hatta yenileniyor görünmeden –ki ben buna “yenilenme fantezisi” diyorum– bütün bütün farklıdır.
Ebû Dâvûd’un Sünen’inde Allah Resûlü bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyor: إِنَّ اللّٰهَ يَبْعَثُ لِهٰذِهِ الْأُمَّةِ عَلٰى رَاْسِ كُلِّ مِائَةِ سَنَةٍمَنْ يُجَدِّدُ لَهَا دِينَهَا“Her yüz senede bir, bu dini tecdid edecek bir insanıAllah gönderir.”8 İslâm âlimleri hemen her asırda bu hadisin mânâ ve muhtevası üzerinde ısrarla durmuşlardır. Hatırladığım kadarıyla en ciddî ve en geniş duran İmam Süyutî, ondan sonra da İmam Rabbanî Hazretleridir.
Dipnotlar
- 8 Bkz.: Ebû Dâvûd, melâhim 1; et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-evsat 6/324.