İçeriğe geç

âyet-i kerimesinde Cenab-ı Hak, kullarına يَۤا أَيُّهَا النَّاسُ “Ey insanlar!” ifadesiyle hitap etmiş, ardından onların yaratılışlarını nazara vererek Kendisine kulluk etmelerini emretmiş ve kurtuluşun ancak bu yolla mümkün olabileceğini bildirmiştir. Nisâ Sûresi’nin başındaki

يَۤا أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالًا كَثِيرًا وَنِسَۤاءً “Ey insanlar! Sizi bir tek kişiden yaratan ve ondan da eşini yaratıp o ikisinden birçok erkekler ve kadınlar türeten Rabbinize karşı gelmekten sakının...” (Nisâ sûresi, 4/1)

hitabında bulunarak yine “insanoğlunun hilkati” konusuna dikkat çekmiş ve bir kısım tafsilata girmiştir.

Yine Bakara Sûresi’nde, daha önce de değindiğimiz

يَا بَنِۤي إِسْرَۤائِيلَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّتِۤي أَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَأَوْفُوا بِعَهْدِۤي أُوفِ بِعَهْدِكُمْ وَإِيَّايَ فَارْهَبُونِ “Ey İsrail’in evlatları! Hatırlayın ve düşünün size ihsan ettiğim nimetimi. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki Ben de size karşı ahdimi yerine getireyim.. ve yalnız Benden korkun!” (Bakara sûresi, 2/40)

âyet-i kerimesinde ele alınan “Allah’a verilen ahde vefa” mevzuu,

وَلَا تَقْرَبُوا مَالَ الْيَتِيمِ إِلَّا بِالَّتِي هِيَ أَحْسَنُ حَتّٰى يَبْلُغَ أَشُدَّهُ وَأَوْفُوا الْكَيْلَ وَالْمِيزَانَ بِالْقِسْطِ لَا نُكَلِّفُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا وَإِذَا قُلْتُمْ فَاعْدِلُوا وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبٰى وَبِعَهْدِ اللّٰهِ أَوْفُوا ذٰلِكُمْ وَصَّاكُمْ بِه لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ “Rüşdüne erinceye kadar, yetimin malına en güzel şeklin dışında bir surette yaklaşmayın. Ölçüyü, tartıyı tam ve doğru yapın. Biz hiç kimseye gücünün yettiğinden fazlasını yüklemeyiz. Hakkında konuştuğunuz kimse akrabanız bile olsa yine doğruyu söyleyin. Allah’a verdiğiniz ahdi tutun. İşte düşünüp tutasınız diye Allah bunları size emretti.” (En’âm sûresi, 6/152)

ve

68