İçeriğe geç

Tâlût, ordusunu harekete geçirip sefere çıkınca askerlerine şöyle dedi: ‘Allah sizi, bir ırmakla imtihan edecektir. İmdi, onun suyundan içen benden sayılmayacak; sadece avucuyla aldığı miktar muaf olmak üzere, kim onun suyunu tatmazsa o da benden sayılacaktır.’ Derken onların pek azı hariç, varır varmaz ondan içtiler. Tâlût ve yanındaki mü’minler ırmağı geçince o vakit beri yanda kalanlar ‘Bugün bizim, Câlût ve ordusuna karşı duracak takatimiz yoktur.’ dediler. (Ölümden sonra diriltilip) Allah’ın huzuruna çıkacaklarını bilenler ise şöyle dediler: ‘Nice küçük topluluklar vardır ki, Allah’ın izniyle büyük cemaatlere galip gelmiştir. Doğrusu Allah sabredenlerle beraberdir. Tâlût’un beraberindeki mü’minler ise Câlût ile ordusuna karşı çıkınca dediler ki: ‘Ya Rabbenâ, üstümüze sağanak sağanak sabır boşalt, ayaklarımıza sebat ver. Ve kâfir topluluğa karşı bizi muzaffer eyle!’ Derken Allah’ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davud da Câlût’u öldürdü. Allah ona hükümdarlık ve hikmet verdi ve daha dilediği birçok şey öğretti. Eğer Allah bazı insanların şerrini bazılarıyla önlemeseydi dünyadaki nizam bozulurdu. Lakin Allah, âlemlere büyük bir inayet ve lütuf sahibidir. İşte bunlar Allah’ın âyetleri olup Biz Sana onları dosdoğru bildiriyoruz. (Bu itibarla) Sen de elbette gönderilen o resûllerdensin.” (Bakara sûresi, 2/246-252)

* * *

Şimdiye kadar yapmış olduğumuz açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, Fâtiha Sûresi’nde anlatılan hususlar, Bakara Sûresi’nde; Bakara Sûresi’nde anlatılan hususlar da diğer sûrelerde tafsil edilmiştir. Mesela,

يَۤا أَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُمْ وَالَّذِينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ “Ey insanlar! Hem sizi hem de sizden önceki insanları yaratan Rabbinize ibadet edin. Böyle yapmakla her türlü zarardan korunmayı ümit edebilirsiniz.” (Bakara sûresi, 2/21)

67