Bir hakikati ifade etmeden önce söze الٓمٓ (Elif, Lâm, Mîm) gibi bir kısım harflerle başlayarak dikkat çekmek, o güne kadar bir kısım Yahudilerce bilinip değerlendirilse de, Arap toplumunun pek âşina olduğu bir husus değildi. Arapçada harfler tek başlarına oldukları ve terkibe girmedikleri durumlarda ا ، ب ، ت (elif, be, te) şeklinde teker teker, kesik kesik telaffuz edilir ve yazılırdı. İşte harflerin bu durumuna “elif-bâ” denilir; kelimelerde olduğu gibi onların terkip durumları anlatıldığında da أَبْجَدْ şeklinde yazılır ve kendi basit sesleriyle okunurdu. Hâlbuki الٓمٓ, “ebced” gibi yazıldığı hâlde “elif-bâ” şeklinde okunmaktadır. Yazılışına göre “ebced” gibi mânâsız bir kelime görünümündedir. Gerçi elif-bâ şeklinde okunmayıp da أَلَمَّ , أَلَمْ ve آلَمَ gibi muhtemel şekillerde okunarak anlamlı bir kelime meydana getirilebilir. Ancak elif-bâ şeklinde okunması ondan bir anlam çıkarmayı zorlaştırmaktadır. Ne var ki, önemli olan ve dikkati çeken husus, daha ziyade bunların, hecede herkesin malzeme olarak kullandığı harfler olmasıdır.