İçeriğe geç

2. Allah Teâlâ’nın, insanlara iradelerini sarf etmeleriyle hidayet bahşetmesidir ki, هُدًى لِلْمُتَّقِينَ “Hidayet rehberidir müttakilere.” ifadesiyle anlatılan hidayet de işte bu hidayettir. Müslim’de geçen bir hadis-i şerifte şöyle buyrulur: “Allah Teâlâ: ‘Namaz (sûresi olan Fâtiha)’yı Kendimle kulum arasında yarı yarıya taksim ettim ve kulumun dilediği şey onundur.’ buyurdu. Kul, اَلْحَمْدُ لِلهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ ‘Bütün hamdler, övgüler âlemlerin Rabbi Allah’adır.’ dediği zaman Allah Teâlâ; ‘Kulum Bana hamdetti.’ der. اَلرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ‘O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.’ dediğinde Allah Teâlâ, ‘Kulum Bana senada bulundu.’ buyurur. مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ ‘Din gününün, hesap gününün tek hâkimidir.’ deyince de ‘Kulum Benim yüceliğimi ifade etti.’ teveccühünde bulunur. Kul, إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ ‘Yalnız Sana ibadet eder, yalnız Senden medet umarız.’ deyince de Allah, ‘Bu, kulumla Benim aramdadır ve kulumun dilediği onundur.’ diye iltifat buyurur. Kul,

اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ۝صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّالِّينَ ‘Bizi doğru yola, Sana doğru varan yola ilet. Nimet ve lütfuna mazhar ettiklerinin yoluna ilet. Gazaba uğrayanların ve sapkınlarınkine değil.’ niyazında bulununca da Allah (celle celâluhu) ‘İşte bu, kulumundur. Kulumun duasını kabul ettim, istediği şeyi verdim ona.”[3]

Bu hadis-i şerif; ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِلْمُتَّقِينَ “İşte Kitap! Şüphe yoktur onda. Rehberdir o müttakilere.” (Bakara sûresi, 2/2) âyetinin, Fâtiha Sûresi’ndeki اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ “Bizi doğru yola, Sana doğru varan yola ilet.” (Fâtiha sûresi, 1/6) duasına icabet mânâsına geldiği şeklindeki yukarıda mezkûr hükmü teyit etmektedir.

62